<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[SirFm - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.sirfm.net/forum//</link>
		<description><![CDATA[SirFm - http://www.sirfm.net/forum/]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 12:55:58 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Ayı ve Aşure Günü]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3930</link>
			<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 10:20:21 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3930</guid>
			<description><![CDATA[slm: Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.<br />
<br />
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[slm: Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.<br />
<br />
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[hicri yılbaşı]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3929</link>
			<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 01:09:00 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3929</guid>
			<description><![CDATA[slm:&nbsp;&nbsp;hoşgeldin hicri 1431 Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[slm:&nbsp;&nbsp;hoşgeldin hicri 1431 Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[hain pusu: 7 Şehit!]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3928</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 10:33:50 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3928</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye ayağa kalktı..şerfsizler .yine alçakca ve kalleşce saldırdı.. şehitlerimize rahmet yakınlarına baş saglıgı dilerim .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye ayağa kalktı..şerfsizler .yine alçakca ve kalleşce saldırdı.. şehitlerimize rahmet yakınlarına baş saglıgı dilerim .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bayrammmm :)))]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3927</link>
			<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 21:37:13 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3927</guid>
			<description><![CDATA[Tüm sirfm ailesindeki arkadaşlarımın kurban bayramı mübarek olsun :)) Allah sevdiklerinizle nice bayramlar sağlıklı günler nasip etsin insallah :)) hayırlı bayramlar.....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tüm sirfm ailesindeki arkadaşlarımın kurban bayramı mübarek olsun :)) Allah sevdiklerinizle nice bayramlar sağlıklı günler nasip etsin insallah :)) hayırlı bayramlar.....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[radyo]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3926</link>
			<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 21:16:23 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3926</guid>
			<description><![CDATA[bu sitenin radyosu vardı şimdi bulamadım ya açmıyo&nbsp;&nbsp;elektriklrmi kesik yayındanmı kaldırıldı ...dıt]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[bu sitenin radyosu vardı şimdi bulamadım ya açmıyo&nbsp;&nbsp;elektriklrmi kesik yayındanmı kaldırıldı ...dıt]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[slm]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3925</link>
			<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 00:50:58 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3925</guid>
			<description><![CDATA[ önce selam : Tanışalım kaynaşalım köşesinde gezdim çok güzel tanışma yazıları olmuş ........tanışma kaynaşma kideleri degişmiş geliba hiçbirinden bişey anlamadım&nbsp;&nbsp;,; garip garip rumuzlar garip garip isimler türkçeden başka herşey var onlarıda ben anlamıyorum&nbsp;&nbsp;galiba sırfm tam sır <br />
<br />
neyse ben yinede kendimden türkçe bahsedeyim erzincan iliç&nbsp;&nbsp;yaylapınarKayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.[hanege] köyünden <br />
şuan ist.. bahçeli evlerde oturmaktayım&nbsp;&nbsp;emekli bir TC vatandaşı...<br />
<br />
FENERBAHCE cumhuriyeti TARAFTARI ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ önce selam : Tanışalım kaynaşalım köşesinde gezdim çok güzel tanışma yazıları olmuş ........tanışma kaynaşma kideleri degişmiş geliba hiçbirinden bişey anlamadım&nbsp;&nbsp;,; garip garip rumuzlar garip garip isimler türkçeden başka herşey var onlarıda ben anlamıyorum&nbsp;&nbsp;galiba sırfm tam sır <br />
<br />
neyse ben yinede kendimden türkçe bahsedeyim erzincan iliç&nbsp;&nbsp;yaylapınarKayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.[hanege] köyünden <br />
şuan ist.. bahçeli evlerde oturmaktayım&nbsp;&nbsp;emekli bir TC vatandaşı...<br />
<br />
FENERBAHCE cumhuriyeti TARAFTARI ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GRİP.....?]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3924</link>
			<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 00:55:48 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3924</guid>
			<description><![CDATA[adı batsın .... gribi&nbsp;&nbsp;NE OLACAK HALİMİZ HER SENE GİRİP KARŞISINDA ÇARASİZ KALIYOR TIP DÜNYASI .. yoksa oyun içinde oyun mu var&nbsp;&nbsp;nedersiniz ..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[adı batsın .... gribi&nbsp;&nbsp;NE OLACAK HALİMİZ HER SENE GİRİP KARŞISINDA ÇARASİZ KALIYOR TIP DÜNYASI .. yoksa oyun içinde oyun mu var&nbsp;&nbsp;nedersiniz ..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Demokratik Açılım]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3923</link>
			<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 00:51:14 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3923</guid>
			<description><![CDATA[slm:&nbsp;&nbsp;Demokratik Açılım.&nbsp;&nbsp;hayırlı olur .Türkiyemiz için]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[slm:&nbsp;&nbsp;Demokratik Açılım.&nbsp;&nbsp;hayırlı olur .Türkiyemiz için]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[slm]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3922</link>
			<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 00:39:24 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3922</guid>
			<description><![CDATA[slm: kolay gelsin .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[slm: kolay gelsin .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[40 hadis]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3921</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 11:46:09 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3921</guid>
			<description><![CDATA[40 HADİS<br />
<br />
 1 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1583;&#1617;&#1616;&#1610;&#1606;&#1615; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1589;&#1616;&#1610;&#1581;&#1614;&#1577;&#1615;&nbsp;&nbsp;&#1602;&#1615;&#1604;&#1618;&#1606;&#1614;&#1575;: &#1604;&#1616;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; )&#1610;&#1614;&#1575; &#1585;&#1614;&#1587;&#1615;&#1608;&#1604;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1567;( &#1602;&#1614;&#1575;&#1604;&#1614;: &#1604;&#1616;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1604;&#1616;&#1603;&#1616;&#1578;&#1614;&#1575;&#1576;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1604;&#1616;&#1585;&#1614;&#1587;&#1615;&#1608;&#1604;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1604;&#1571;&#1574;&#1616;&#1605;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1616;&#1610;&#1606;&#1614; &#1608;&#1614;&#1593;&#1614;&#1575;&#1605;&#1617;&#1614;&#1578;&#1616;&#1607;&#1616;&#1605;&#1618;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br />
 <br />
(Allah Rasûlü) &#8220;Din nasihattır/samimiyettir&#8221; buyurdu. &#8220;Kime Yâ Rasûlallah?&#8221; diye sorduk. O da; &#8220;Allah&#8217;a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara&#8221; diye cevap verdi.<br />
<br />
Müslim, İmân, 95.<br />
 <br />
 2 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1573;&#1616;&#1587;&#1618;&#1604;&#1575;&#1614;&#1605;&#1615; &#1581;&#1615;&#1587;&#1618;&#1606;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1602;&#1616;<br />
 <br />
İslâm, güzel ahlâktır. <br />
<br />
Kenzü&#8217;l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.<br />
 <br />
 3 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1585;&#1618;&#1581;&#1614;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1614; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1585;&#1618;&#1581;&#1614;&#1605;&#1618;&#1607;&#1615; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.<br />
<br />
Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.<br />
 <br />
 4 <br />
&#1610;&#1614;&#1587;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1593;&#1614;&#1587;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1576;&#1614;&#1588;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1606;&#1614;&#1601;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575;<br />
 <br />
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<br />
<br />
Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.<br />
 <br />
 5 <br />
&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1605;&#1616;&#1605;&#1617;&#1614;&#1575; &#1571;&#1583;&#1618;&#1585;&#1614;&#1603;&#1614; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1615;&#1576;&#1615;&#1608;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616;:<br />
<br />
&#1573;&#1584;&#1614;&#1575; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1578;&#1614;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1581;&#1616; &#1601;&#1614;&#1575;&#1589;&#1618;&#1606;&#1614;&#1593;&#1618; &#1605;&#1614;&#1575; &#1588;&#1616;&#1574;&#1618;&#1578;&#1614;<br />
 <br />
İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: &#8220;Utanmadıktan sonra dilediğini yap!&#8221; sözüdür.<br />
<br />
Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.<br />
 <br />
 6 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1583;&#1617;&#1614;&#1575;&#1604;&#1617;&#1615; &#1593;&#1614;&#1604;&#1609;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1616; &#1603;&#1614;&#1601;&#1614;&#1575;&#1593;&#1616;&#1604;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.<br />
<br />
Tirmizî, İlm, 14.<br />
 <br />
 7 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1604;&#1618;&#1583;&#1614;&#1594;&#1615;&nbsp;&nbsp;&#1575;&#1618;&#1604;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1580;&#1615;&#1581;&#1618;&#1585;&#1613; &#1605;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1578;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1616;<br />
 <br />
Mümin, bir&nbsp;&nbsp;delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.<br />
 <br />
 8 <br />
&#1575;&#1616;&#1578;&#1617;&#1614;&#1602;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1581;&#1614;&#1600;&#1610;&#1618;&#1579;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575; &#1603;&#1615;&#1606;&#1618;&#1578;&#1614; &#1608;&#1614;&#1571;&#1578;&#1618;&#1576;&#1616;&#1600;&#1593;&#1616; &#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1600;&#1610;&#1617;&#1616;&#1600;&#1574;&#1614;&#1577;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1587;&#1614;&#1606;&#1614;&#1577;&#1614; &#1578;&#1614;&#1605;&#1618;&#1581;&#1615;&#1607;&#1614;&#1575;<br />
<br />
&#1608;&#1614;&#1582;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1602;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1614; &#1576;&#1616;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1602;&#1613; &#1581;&#1614;&#1587;&#1614;&#1606;&#1613;<br />
 <br />
Nerede olursan ol Allah&#8217;a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 55.<br />
 <br />
 9 <br />
&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1578;&#1614;&#1593;&#1614;&#1575;&#1604;&#1609; &#1610;&#1615;&#1581;&#1616;&#1576;&#1617;&#1615; &#1573;&#1584;&#1614;&#1575; &#1593;&#1614;&#1605;&#1616;&#1604;&#1614; &#1571;&#1581;&#1614;&#1583;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1593;&#1614;&#1605;&#1614;&#1604;&#1575;&#1611; &#1571;&#1606;&#1618; &#1610;&#1615;&#1578;&#1618;&#1602;&#1616;&#1606;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi&nbsp;&nbsp;sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.<br />
<br />
Taberânî, el-Mu&#8217;cemü&#8217;l-Evsat, 1/275; Beyhakî, &#64257;u&#8217;abü&#8217;l-Îmân, 4/334.<br />
 <br />
 10 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1573;&#1616;&#1610;&#1605;&#1614;&#1575;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1590;&#1618;&#1593;&#1612; &#1608;&#1614;&#1587;&#1614;&#1576;&#1618;&#1593;&#1615;&#1608;&#1606;&#1614; &#1588;&#1615;&#1593;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1611; &#1571;&#1601;&#1618;&#1590;&#1614;&#1604;&#1615;&#1607;&#1614;&#1575; &#1602;&#1614;&#1608;&#1618;&#1604;&#1615; &#1604;&#1575;&#1614; &#1573;&#1616;&#1604;&#1607;&#1614; &#1573;&#1616;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1571;&#1583;&#1618;&#1606;&#1614;&#1575;&#1607;&#1614;&#1575; &#1573;&#1616;&#1605;&#1614;&#1575;&#1591;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1618;&#1604;&#1571;&#1584;&#1614;&#1609; &#1593;&#1614;&#1606;&#1616; &#1575;&#1604;&#1591;&#1617;&#1614;&#1585;&#1616;&#1610;&#1602;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1610;&#1614;&#1575;&#1569;&#1615; &#1588;&#1615;&#1593;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1612; &#1605;&#1616;&#1606;&#1614; &#1575;&#1618;&#1604;&#1573;&#1616;&#1610;&#1600;&#1605;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;<br />
 <br />
İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü &#8220;Lâ ilâhe illallah (Allah&#8217;tan başka ilah yoktur)&#8221; sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<br />
<br />
Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.<br />
 <br />
 11 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1585;&#1614;&#1571;&#1614;&#1609; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1605;&#1615;&#1606;&#1618;&#1603;&#1614;&#1585;&#1611;&#1575; &#1601;&#1614;&#1604;&#1618;&#1610;&#1615;&#1594;&#1614;&#1610;&#1617;&#1616;&#1585;&#1618;&#1607;&#1615; &#1576;&#1616;&#1610;&#1614;&#1583;&#1616;&#1607;&#1616; &#1601;&#1614;&#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1610;&#1614;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1591;&#1616;&#1600;&#1593;&#1618; &#1601;&#1614;&#1576;&#1616;&#1604;&#1616;&#1587;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;&#1607;&#1616; &#1601;&#1614;&#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1610;&#1614;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1591;&#1616;&#1600;&#1593;&#1618; &#1601;&#1614;&#1576;&#1616;&#1602;&#1614;&#1604;&#1618;&#1576;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1584;&#1614;&#1604;&#1616;&#1603;&#1614; &#1571;&#1590;&#1618;&#1593;&#1614;&#1601;&#1615; &#1575;&#1618;&#1604;&#1573;&#1616;&#1610;&#1600;&#1605;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;<br />
 <br />
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<br />
<br />
 Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.<br />
 <br />
 12 <br />
&#1593;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616; &#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1605;&#1614;&#1587;&#1617;&#1615;&#1607;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1585;&#1615;: &#1593;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1612; &#1576;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1578;&#1618; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1582;&#1614;&#1588;&#1618;&#1610;&#1614;&#1577;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1593;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1612;<br />
<br />
&#1576;&#1614;&#1575;&#1578;&#1614;&#1578;&#1618; &#1578;&#1614;&#1581;&#1618;&#1585;&#1615;&#1587;&#1615; &#1601;&#1616;&#1610; &#1587;&#1614;&#1576;&#1616;&#1610;&#1604;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<br />
<br />
Tirmizî, Fedâilü&#8217;l-Cihâd, 12.<br />
 <br />
 13 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1590;&#1614;&#1585;&#1614;&#1585;&#1614; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1590;&#1616;&#1585;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614;<br />
 <br />
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<br />
<br />
İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta&#8217;, Akdıye, 31.<br />
 <br />
 14 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1571;&#1581;&#1614;&#1583;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1610;&#1615;&#1581;&#1616;&#1576;&#1617;&#1614; &#1604;&#1571;&#1582;&#1616;&#1610;&#1607;&#1616; &#1605;&#1614;&#1575; &#1610;&#1615;&#1581;&#1616;&#1576;&#1617;&#1615; &#1604;&#1616;&#1606;&#1614;&#1601;&#1618;&#1587;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü&#8217;min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.<br />
<br />
Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.<br />
 <br />
 15 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615; &#1571;&#1582;&#1615;&#1608; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1616; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1592;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615;&#1607;&#1615; &#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1581;&#1614;&#1575;&#1580;&#1614;&#1577;&#1616; &#1571;&#1582;&#1616;&#1610;&#1607;&#1616; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1601;&#1616;&#1610; &#1581;&#1614;&#1575;&#1580;&#1614;&#1578;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1601;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1614; &#1593;&#1614;&#1606;&#1618; &#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1613; &#1603;&#1615;&#1585;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1611; &#1601;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1593;&#1614;&#1606;&#1618;&#1607;&#1615; &#1576;&#1616;&#1607;&#1614;&#1575; &#1603;&#1615;&#1585;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1611; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1603;&#1615;&#1585;&#1614;&#1576;&#1616; &#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1605;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1587;&#1614;&#1578;&#1614;&#1585;&#1614; &#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1611;&#1575; &#1587;&#1614;&#1578;&#1614;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1605;&#1614;&#1577;&#1616;<br />
 <br />
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.&nbsp;&nbsp;Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n&nbsp;&nbsp;kusurunu) örter.<br />
<br />
Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.<br />
<br />
 <br />
 16 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1583;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1608;&#1606;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1614; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1578;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615;&#1608;&#1575; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1578;&#1614;&#1581;&#1614;&#1575;&#1576;&#1617;&#1615;&#1608;&#1575;<br />
 <br />
İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.<br />
<br />
Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu&#8217;l-Kıyâme, 56.<br />
 <br />
 17 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615; &#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1587;&#1614;&#1604;&#1616;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1604;&#1616;&#1587;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1610;&#1614;&#1583;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. <br />
<br />
Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.<br />
 <br />
 18 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1576;&#1614;&#1575;&#1594;&#1614;&#1590;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1581;&#1614;&#1575;&#1587;&#1614;&#1583;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1583;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1603;&#1615;&#1608;&#1606;&#1615;&#1608;&#1575; &#1593;&#1616;&#1576;&#1614;&#1575;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1573;&#1582;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1606;&#1611;&#1575;<br />
<br />
&#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1581;&#1616;&#1604;&#1617;&#1615; &#1604;&#1616;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1613; &#1571;&#1606;&#1618; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1580;&#1615;&#1585;&#1614; &#1571;&#1582;&#1614;&#1575;&#1607;&#1615; &#1601;&#1614;&#1608;&#1618;&#1602;&#1614; &#1579;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1579;&#1616;&#1577;&#1616; &#1575;&#1614;&#1610;&#1617;&#1614;&#1575;&#1605;&#1613;<br />
 <br />
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah&#8217;ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 57, 58.<br />
 <br />
 19 <br />
&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1589;&#1617;&#1616;&#1583;&#1618;&#1602;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1576;&#1616;&#1585;&#1617;&#1616; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1576;&#1616;&#1585;&#1617;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1615;&#1604;&#1614; &#1604;&#1614;&#1610;&#1614;&#1589;&#1618;&#1583;&#1615;&#1602;&#1615; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1610;&#1615;&#1603;&#1618;&#1578;&#1614;&#1576;&#1614; &#1593;&#1616;&#1606;&#1618;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1589;&#1616;&#1583;&#1617;&#1616;&#1610;&#1602;&#1611;&#1575; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1603;&#1614;&#1584;&#1616;&#1576;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1601;&#1615;&#1580;&#1615;&#1608;&#1585;&#1616; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1601;&#1615;&#1580;&#1615;&#1608;&#1585;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1585;&#1616; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1615;&#1604;&#1614; &#1604;&#1614;&#1610;&#1614;&#1600;&#1603;&#1618;&#1584;&#1616;&#1576;&#1615; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1610;&#1615;&#1603;&#1618;&#1578;&#1614;&#1576;&#1614; &#1593;&#1616;&#1606;&#1618;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1603;&#1614;&#1584;&#1617;&#1614;&#1575;&#1576;&#1611;&#1575;<br />
 <br />
Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.<br />
 <br />
 20 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575;&#1585;&#1616; &#1571;&#1582;&#1614;&#1575;&#1603;&#1614; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575;&#1586;&#1616;&#1581;&#1618;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1593;&#1616;&#1583;&#1618;&#1607;&#1615; &#1605;&#1614;&#1608;&#1618;&#1593;&#1616;&#1583;&#1614;&#1577;&#1611; &#1601;&#1614;&#1578;&#1615;&#1582;&#1618;&#1604;&#1616;&#1601;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 58.<br />
 <br />
 21 <br />
&#1578;&#1614;&#1576;&#1614;&#1587;&#1617;&#1615;&#1605;&#1615;&#1603;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1608;&#1614;&#1580;&#1618;&#1607;&#1616; &#1571;&#1582;&#1616;&#1610;&#1603;&#1614; &#1604;&#1614;&#1603;&#1614; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612; &#1608;&#1614;&#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1615;&#1603;&#1614; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1614;&#1593;&#1618;&#1585;&#1615;&#1608;&#1601;&#1616; &#1608;&#1614; &#1606;&#1614;&#1607;&#1618;&#1610;&#1615;&#1603;&#1614; &#1593;&#1614;&#1606;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1606;&#1618;&#1603;&#1614;&#1585;&#1616; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612; &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1585;&#1618;&#1588;&#1614;&#1575;&#1583;&#1615;&#1603;&#1614; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1615;&#1604;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1571;&#1585;&#1618;&#1590;&#1616; &#1575;&#1604;&#1590;&#1617;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1604;&#1616; &#1604;&#1614;&#1603;&#1614; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612; &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1605;&#1614;&#1575;&#1591;&#1614;&#1578;&#1615;&#1603;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1580;&#1614;&#1585;&#1614; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1588;&#1617;&#1614;&#1608;&#1618;&#1603;&#1614; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1593;&#1614;&#1592;&#1618;&#1605;&#1614; &#1593;&#1614;&#1606;&#1616; &#1575;&#1604;&#1591;&#1617;&#1614;&#1585;&#1616;&#1610;&#1602;&#1616; &#1604;&#1614;&#1603;&#1614; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612;<br />
 <br />
(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 36.<br />
 <br />
 22 <br />
&#1573;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1606;&#1618;&#1592;&#1615;&#1585;&#1615; &#1573;&#1616;&#1604;&#1614;&#1609; &#1589;&#1615;&#1608;&#1614;&#1585;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1605;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1604;&#1600;&#1603;&#1616;&#1606;&#1618; &#1610;&#1614;&#1606;&#1618;&#1592;&#1615;&#1585;&#1615; &#1573;&#1616;&#1604;&#1614;&#1609; &#1602;&#1615;&#1604;&#1615;&#1608;&#1576;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1593;&#1618;&#1605;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618;<br />
 <br />
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<br />
<br />
Müslim, Birr, 33; &#8249;bn Mâce, Zühd, 9;<br />
<br />
Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.<br />
 <br />
 23 <br />
&#1585;&#1616;&#1590;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1576;&#1617;&#1616; &#1601;&#1610; &#1585;&#1616;&#1590;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1600;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1616; &#1608;&#1614;&#1587;&#1614;&#1582;&#1614;&#1591;&#1615; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1576;&#1617;&#1616; &#1601;&#1610; &#1587;&#1614;&#1582;&#1614;&#1591;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1600;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1616;<br />
 <br />
Allah&#8217;ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. <br />
<br />
Allah&#8217;ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 3.<br />
 <br />
 24 <br />
&#1579;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1579;&#1615; &#1583;&#1614;&#1593;&#1614;&#1608;&#1614;&#1575;&#1578;&#1613; &#1610;&#1615;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1580;&#1614;&#1575;&#1576;&#1615; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615;&#1606;&#1617;&#1614; &#1604;&#1575;&#1614; &#1588;&#1614;&#1603;&#1617;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610;&#1607;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614;:<br />
<br />
&#1583;&#1614;&#1593;&#1618;&#1608;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1614;&#1592;&#1618;&#1604;&#1615;&#1608;&#1605;&#1616;&#1548; &#1608;&#1614;&#1583;&#1614;&#1593;&#1618;&#1608;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1614;&#1575;&#1601;&#1616;&#1585;&#1616; &#1548; &#1608;&#1614;&#1583;&#1614;&#1593;&#1618;&#1608;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1616; &#1604;&#1616;&#1608;&#1614;&#1604;&#1614;&#1583;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: <br />
<br />
Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<br />
<br />
İbn Mâce, Dua, 11.<br />
 <br />
 25 <br />
&#1605;&#1614;&#1575; &#1606;&#1614;&#1581;&#1614;&#1604;&#1614; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1612; &#1608;&#1614;&#1604;&#1614;&#1583;&#1611;&#1575; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1606;&#1614;&#1581;&#1618;&#1604;&#1613; &#1571;&#1614;&#1601;&#1618;&#1590;&#1614;&#1604;&#1614; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1571;&#1583;&#1614;&#1576;&#1613; &#1581;&#1614;&#1587;&#1614;&#1606;&#1613;<br />
 <br />
Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir <br />
<br />
hediye veremez.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 33.<br />
 <br />
 26 <br />
&nbsp;&nbsp;&#1582;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1585;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1582;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1585;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1604;&#1616;&#1606;&#1616;&#1587;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1607;&#1616;&#1605;&#1618;<br />
 <br />
Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.<br />
<br />
Tirmizî, Radâ&#8217;, 11; &#8249;bn Mâce, Nikâh, 50.<br />
 <br />
 27 <br />
&#1604;&#1614;&#1610;&#1618;&#1587; &#1605;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575; &#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1610;&#1614;&#1585;&#1618;&#1581;&#1614;&#1605;&#1618; &#1589;&#1614;&#1594;&#1616;&#1610;&#1585;&#1614;&#1606;&#1614;&#1575; &#1608;&#1614;&#1610;&#1615;&#1608;&#1614;&#1602;&#1617;&#1616;&#1585;&#1618; &#1603;&#1614;&#1576;&#1616;&#1610;&#1585;&#1614;&#1606;&#1614;&#1575;<br />
 <br />
Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı <br />
<br />
göstermeyen bizden değildir.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.<br />
 <br />
 28 <br />
&#1603;&#1614;&#1575;&#1601;&#1616;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1578;&#1616;&#1610;&#1605;&#1616; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615; &#1571;&#1608;&#1618; &#1604;&#1616;&#1594;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1616;&#1607;&#1616; &#1571;&#1606;&#1614;&#1575; &#1608;&#1614; &#1607;&#1615;&#1608;&#1614; &#1603;&#1614;&#1607;&#1614;&#1575;&#1578;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1616; &#1601;&#1610;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1571;&#1588;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1576;&#1617;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1608;&#1615;&#1587;&#1618;&#1591;&#1614;&#1609;<br />
 <br />
Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: &#8220;Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız&#8221; buyurmuştur.<br />
<br />
Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.<br />
 <br />
 29 <br />
&#1575;&#1616;&#1580;&#1618;&#1578;&#1614;&#1606;&#1616;&#1576;&#1615;&#1608;&#1575; &#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1576;&#1618;&#1593;&#1614;&nbsp;&nbsp;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1608;&#1576;&#1616;&#1602;&#1614;&#1575;&#1578;&#1616; &#1602;&#1614;&#1575;&#1604;&#1615;&#1608;&#1575; &#1610;&#1614;&#1575; &#1585;&#1614;&#1587;&#1615;&#1608;&#1604;&#1614; &#1604;&#1604;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1575; &#1607;&#1615;&#1606;&#1617;&#1614; &#1602;&#1614;&#1575;&#1604;&#1614;: &#1575;&#1614;&#1604;&#1588;&#1617;&#1616;&#1585;&#1618;&#1603;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1616;&#1581;&#1618;&#1585;&#1615; &#1608;&#1614; &#1602;&#1614;&#1578;&#1618;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1601;&#1618;&#1587;&#1616; &#1575;&#1604;&#1617;&#1614;&#1578;&#1616;&#1610; &#1581;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1573;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1602;&#1617;&#1616; &#1608;&#1614;&#1571;&#1603;&#1618;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1616;&#1576;&#1614;&#1575; &#1608;&#1614;&#1571;&#1603;&#1618;&#1604;&#1615; &#1605;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616; &#1575;&#1618;&#1604;&#1610;&#1614;&#1578;&#1616;&#1610;&#1605;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1578;&#1617;&#1614;&#1608;&#1614;&#1604;&#1617;&#1616;&#1610; &#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1586;&#1617;&#1614;&#1581;&#1618;&#1601;&#1616; &#1608;&#1614;&#1602;&#1614;&#1584;&#1618;&#1601;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1581;&#1618;&#1589;&#1614;&#1606;&#1614;&#1575;&#1578;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1594;&#1614;&#1575;&#1601;&#1616;&#1604;&#1575;&#1614;&#1578;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1614;&#1575;&#1578;&#1616;<br />
 <br />
(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah&#8217;a şirk koşmak, sihir, Allah&#8217;ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<br />
<br />
Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.<br />
 <br />
 30 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1570;&#1582;&#1616;&#1585;&#1616; &#1601;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1584;&#1616; &#1580;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1570;&#1582;&#1616;&#1585;&#1616; &#1601;&#1614;&#1604;&#1618;&#1610;&#1615;&#1603;&#1618;&#1585;&#1616;&#1605;&#1618; &#1590;&#1614;&#1610;&#1618;&#1601;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1570;&#1582;&#1616;&#1585;&#1616; &#1601;&#1614;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1602;&#1615;&#1604;&#1618; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1611;&#1575; &#1571;&#1608;&#1618; &#1604;&#1616;&#1610;&#1614;&#1589;&#1618;&#1605;&#1615;&#1578;&#1618;<br />
 <br />
Allah&#8217;a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah&#8217;a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah&#8217;a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.<br />
 <br />
 31 <br />
&#1605;&#1614;&#1575; &#1586;&#1614;&#1575;&#1604;&#1614; &#1580;&#1616;&#1576;&#1618;&#1585;&#1616;&#1610;&#1604;&#1615; &#1610;&#1615;&#1608;&#1589;&#1616;&#1610;&#1606;&#1616;&#1610; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1575;&#1585;&#1616; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1592;&#1614;&#1606;&#1614;&#1606;&#1618;&#1578;&#1615; &#1571;&#1606;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1587;&#1614;&#1610;&#1615;&#1608;&#1614;&#1585;&#1617;&#1616;&#1579;&#1615;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; <br />
<br />
ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.<br />
 <br />
 32 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1575;&#1593;&#1616;&#1610; &#1593;&#1614;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1571;&#1585;&#1618;&#1605;&#1614;&#1604;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1616;&#1587;&#1618;&#1603;&#1616;&#1610;&#1606;&#1616; &#1603;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1580;&#1614;&#1575;&#1607;&#1616;&#1583;&#1616; &#1601;&#1616;&#1610; &#1587;&#1614;&#1576;&#1616;&#1610;&#1604;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616;<br />
<br />
&#1571;&#1608;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1610;&#1618;&#1604;&#1614; &#1575;&#1604;&#1589;&#1617;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614;<br />
 <br />
Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden <br />
<br />
veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle <br />
<br />
geçiren kimse gibidir.<br />
<br />
Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; <br />
<br />
Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.<br />
 <br />
 33 <br />
&#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1615; &#1575;&#1576;&#1618;&#1606;&#1616; &#1570;&#1583;&#1614;&#1605;&#1614; &#1582;&#1614;&#1591;&#1617;&#1614;&#1575;&#1569;&#1612; &#1608;&#1614;&#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1582;&#1614;&#1591;&#1617;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1610;&#1606;&#1614; &#1575;&#1604;&#1578;&#1617;&#1614;&#1608;&#1617;&#1614;&#1575;&#1576;&#1615;&#1608;&#1606;&#1614;<br />
 <br />
Her insan hata eder.<br />
<br />
Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<br />
<br />
Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.<br />
 <br />
 34 <br />
&#1593;&#1614;&#1580;&#1614;&#1576;&#1611;&#1575; &#1604;&#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1616; &#1573;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614; &#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1612; &#1608;&#1614;&#1604;&#1614;&#1610;&#1618;&#1587; &#1584;&#1614;&#1575;&#1603;&#1614; &#1604;&#1571;&#1581;&#1614;&#1583;&#1613;&nbsp;&nbsp;&#1573;&#1616;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614; &#1604;&#1616;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1616;: &#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1571;&#1589;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1578;&#1618;&#1607;&#1615; &#1587;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1575;&#1569;&#1615; &#1588;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1585;&#1614; &#1601;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1611;&#1575; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1571;&#1589;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1578;&#1618;&#1607;&#1615; &#1590;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1575;&#1569;&#1615; &#1589;&#1614;&#1576;&#1614;&#1585;&#1614; &#1601;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1611;&#1575; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
Mü&#8217;minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O&#8217;nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir&nbsp;&nbsp;darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Müslim, Zühd, 64; Dârim&#8221;, Rikâk, 61.<br />
 <br />
 35 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1594;&#1614;&#1588;&#1617;&#1614;&#1600;&#1606;&#1614;&#1575; &#1601;&#1614;&#1604;&#1614;&#1610;&#1618;&#1587; &#1605;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;<br />
 <br />
Bizi aldatan bizden değildir.<br />
<br />
Müslim, Îmân, 164.<br />
 <br />
 36 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1583;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1614; &#1606;&#1614;&#1605;&#1617;&#1614;&#1575;&#1605;&#1612;<br />
 <br />
Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
cennete giremezler.<br />
<br />
Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.<br />
 <br />
 37 <br />
&#1571;&#1593;&#1618;&#1591;&#1615;&#1608;&#1575; &#1575;&#1604;&#1571;&#1580;&#1616;&#1610;&#1585;&#1614; &#1571;&#1580;&#1618;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1602;&#1614;&#1576;&#1618;&#1604;&#1614; &#1571;&#1606;&#1618; &#1610;&#1614;&#1580;&#1616;&#1601;&#1617;&#1614;&nbsp;&nbsp;&#1593;&#1614;&#1585;&#1614;&#1602;&#1615;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.<br />
<br />
İbn Mâce, Ruhûn, 4.<br />
 <br />
 38 <br />
&#1605;&#1614;&#1575; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1613; &#1610;&#1614;&#1594;&#1618;&#1585;&#1616;&#1587;&#1615; &#1594;&#1614;&#1585;&#1618;&#1587;&#1611;&#1575; &#1571;&#1608;&#1618; &#1610;&#1614;&#1586;&#1618;&#1585;&#1614;&#1593;&#1615; &#1586;&#1614;&#1585;&#1618;&#1593;&#1611;&#1575; &#1601;&#1614;&#1610;&#1614;&#1600;&#1571;&#1603;&#1615;&#1604;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618;&#1607;&#1615;<br />
<br />
&#1591;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1612; &#1571;&#1608;&#1618; &#1573;&#1616;&#1606;&#1618;&#1587;&#1614;&#1575;&#1606;&#1612; &#1571;&#1608;&#1618; &#1576;&#1614;&#1607;&#1616;&#1610;&#1605;&#1614;&#1577;&#1612; &#1573;&#1616;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615; &#1576;&#1616;&#1607;&#1616; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612;<br />
 <br />
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.<br />
 <br />
 39 <br />
&#1573;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1616; &#1605;&#1615;&#1590;&#1618;&#1594;&#1614;&#1577;&#1611; &#1573;&#1616;&#1584;&#1614;&#1575; &#1589;&#1614;&#1604;&#1614;&#1581;&#1614;&#1578;&#1618; &#1589;&#1614;&#1604;&#1614;&#1581;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1615; &#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1615;&#1607;&#1615;<br />
<br />
 &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1584;&#1614;&#1575; &#1601;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1614;&#1578;&#1618; &#1601;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1615; &#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1615;&#1607;&#1615; &#1571;&#1604;&#1575;&#1614; &#1608;&#1614;&#1607;&#1616;&#1610;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1614;&#1604;&#1618;&#1576;&#1615;<br />
 <br />
İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<br />
<br />
Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.<br />
 <br />
 40 <br />
&#1575;&#1616;&#1578;&#1617;&#1614;&#1602;&#1615;&#1608;&#1575; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1585;&#1614;&#1576;&#1617;&#1614;&#1600;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1589;&#1614;&#1604;&#1617;&#1615;&#1608;&#1575; &#1582;&#1614;&#1605;&#1618;&#1587;&#1614;&#1600;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1589;&#1615;&#1608;&#1605;&#1615;&#1608;&#1575; &#1588;&#1614;&#1607;&#1618;&#1585;&#1614;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1583;&#1617;&#1615;&#1608;&#1575; &#1586;&#1614;&#1603;&#1614;&#1575;&#1577;&#1614; &#1571;&#1605;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1591;&#1616;&#1610;&#1593;&#1615;&#1608;&#1575; &#1584;&#1614;&#1575;&#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1578;&#1614;&#1583;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1608;&#1575; &#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1614; &#1585;&#1614;&#1576;&#1617;&#1616;&#1600;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618;<br />
 <br />
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.<br />
<br />
Tirmizî, Cum&#8217;a, 80.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[40 HADİS<br />
<br />
 1 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1583;&#1617;&#1616;&#1610;&#1606;&#1615; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1589;&#1616;&#1610;&#1581;&#1614;&#1577;&#1615;&nbsp;&nbsp;&#1602;&#1615;&#1604;&#1618;&#1606;&#1614;&#1575;: &#1604;&#1616;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; )&#1610;&#1614;&#1575; &#1585;&#1614;&#1587;&#1615;&#1608;&#1604;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1567;( &#1602;&#1614;&#1575;&#1604;&#1614;: &#1604;&#1616;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1604;&#1616;&#1603;&#1616;&#1578;&#1614;&#1575;&#1576;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1604;&#1616;&#1585;&#1614;&#1587;&#1615;&#1608;&#1604;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1604;&#1571;&#1574;&#1616;&#1605;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1616;&#1610;&#1606;&#1614; &#1608;&#1614;&#1593;&#1614;&#1575;&#1605;&#1617;&#1614;&#1578;&#1616;&#1607;&#1616;&#1605;&#1618;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br />
 <br />
(Allah Rasûlü) &#8220;Din nasihattır/samimiyettir&#8221; buyurdu. &#8220;Kime Yâ Rasûlallah?&#8221; diye sorduk. O da; &#8220;Allah&#8217;a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara&#8221; diye cevap verdi.<br />
<br />
Müslim, İmân, 95.<br />
 <br />
 2 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1573;&#1616;&#1587;&#1618;&#1604;&#1575;&#1614;&#1605;&#1615; &#1581;&#1615;&#1587;&#1618;&#1606;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1602;&#1616;<br />
 <br />
İslâm, güzel ahlâktır. <br />
<br />
Kenzü&#8217;l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.<br />
 <br />
 3 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1585;&#1618;&#1581;&#1614;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1614; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1585;&#1618;&#1581;&#1614;&#1605;&#1618;&#1607;&#1615; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.<br />
<br />
Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.<br />
 <br />
 4 <br />
&#1610;&#1614;&#1587;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1593;&#1614;&#1587;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1576;&#1614;&#1588;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1606;&#1614;&#1601;&#1617;&#1616;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575;<br />
 <br />
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<br />
<br />
Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.<br />
 <br />
 5 <br />
&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1605;&#1616;&#1605;&#1617;&#1614;&#1575; &#1571;&#1583;&#1618;&#1585;&#1614;&#1603;&#1614; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1615;&#1576;&#1615;&#1608;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616;:<br />
<br />
&#1573;&#1584;&#1614;&#1575; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1578;&#1614;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1581;&#1616; &#1601;&#1614;&#1575;&#1589;&#1618;&#1606;&#1614;&#1593;&#1618; &#1605;&#1614;&#1575; &#1588;&#1616;&#1574;&#1618;&#1578;&#1614;<br />
 <br />
İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: &#8220;Utanmadıktan sonra dilediğini yap!&#8221; sözüdür.<br />
<br />
Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.<br />
 <br />
 6 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1583;&#1617;&#1614;&#1575;&#1604;&#1617;&#1615; &#1593;&#1614;&#1604;&#1609;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1616; &#1603;&#1614;&#1601;&#1614;&#1575;&#1593;&#1616;&#1604;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.<br />
<br />
Tirmizî, İlm, 14.<br />
 <br />
 7 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1604;&#1618;&#1583;&#1614;&#1594;&#1615;&nbsp;&nbsp;&#1575;&#1618;&#1604;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1580;&#1615;&#1581;&#1618;&#1585;&#1613; &#1605;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1578;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1616;<br />
 <br />
Mümin, bir&nbsp;&nbsp;delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.<br />
 <br />
 8 <br />
&#1575;&#1616;&#1578;&#1617;&#1614;&#1602;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1581;&#1614;&#1600;&#1610;&#1618;&#1579;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575; &#1603;&#1615;&#1606;&#1618;&#1578;&#1614; &#1608;&#1614;&#1571;&#1578;&#1618;&#1576;&#1616;&#1600;&#1593;&#1616; &#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1600;&#1610;&#1617;&#1616;&#1600;&#1574;&#1614;&#1577;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1587;&#1614;&#1606;&#1614;&#1577;&#1614; &#1578;&#1614;&#1605;&#1618;&#1581;&#1615;&#1607;&#1614;&#1575;<br />
<br />
&#1608;&#1614;&#1582;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1602;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1614; &#1576;&#1616;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1602;&#1613; &#1581;&#1614;&#1587;&#1614;&#1606;&#1613;<br />
 <br />
Nerede olursan ol Allah&#8217;a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 55.<br />
 <br />
 9 <br />
&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1578;&#1614;&#1593;&#1614;&#1575;&#1604;&#1609; &#1610;&#1615;&#1581;&#1616;&#1576;&#1617;&#1615; &#1573;&#1584;&#1614;&#1575; &#1593;&#1614;&#1605;&#1616;&#1604;&#1614; &#1571;&#1581;&#1614;&#1583;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1593;&#1614;&#1605;&#1614;&#1604;&#1575;&#1611; &#1571;&#1606;&#1618; &#1610;&#1615;&#1578;&#1618;&#1602;&#1616;&#1606;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi&nbsp;&nbsp;sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.<br />
<br />
Taberânî, el-Mu&#8217;cemü&#8217;l-Evsat, 1/275; Beyhakî, &#64257;u&#8217;abü&#8217;l-Îmân, 4/334.<br />
 <br />
 10 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1573;&#1616;&#1610;&#1605;&#1614;&#1575;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1590;&#1618;&#1593;&#1612; &#1608;&#1614;&#1587;&#1614;&#1576;&#1618;&#1593;&#1615;&#1608;&#1606;&#1614; &#1588;&#1615;&#1593;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1611; &#1571;&#1601;&#1618;&#1590;&#1614;&#1604;&#1615;&#1607;&#1614;&#1575; &#1602;&#1614;&#1608;&#1618;&#1604;&#1615; &#1604;&#1575;&#1614; &#1573;&#1616;&#1604;&#1607;&#1614; &#1573;&#1616;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1571;&#1583;&#1618;&#1606;&#1614;&#1575;&#1607;&#1614;&#1575; &#1573;&#1616;&#1605;&#1614;&#1575;&#1591;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1618;&#1604;&#1571;&#1584;&#1614;&#1609; &#1593;&#1614;&#1606;&#1616; &#1575;&#1604;&#1591;&#1617;&#1614;&#1585;&#1616;&#1610;&#1602;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1610;&#1614;&#1575;&#1569;&#1615; &#1588;&#1615;&#1593;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1612; &#1605;&#1616;&#1606;&#1614; &#1575;&#1618;&#1604;&#1573;&#1616;&#1610;&#1600;&#1605;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;<br />
 <br />
İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü &#8220;Lâ ilâhe illallah (Allah&#8217;tan başka ilah yoktur)&#8221; sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<br />
<br />
Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.<br />
 <br />
 11 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1585;&#1614;&#1571;&#1614;&#1609; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1605;&#1615;&#1606;&#1618;&#1603;&#1614;&#1585;&#1611;&#1575; &#1601;&#1614;&#1604;&#1618;&#1610;&#1615;&#1594;&#1614;&#1610;&#1617;&#1616;&#1585;&#1618;&#1607;&#1615; &#1576;&#1616;&#1610;&#1614;&#1583;&#1616;&#1607;&#1616; &#1601;&#1614;&#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1610;&#1614;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1591;&#1616;&#1600;&#1593;&#1618; &#1601;&#1614;&#1576;&#1616;&#1604;&#1616;&#1587;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;&#1607;&#1616; &#1601;&#1614;&#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1610;&#1614;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1591;&#1616;&#1600;&#1593;&#1618; &#1601;&#1614;&#1576;&#1616;&#1602;&#1614;&#1604;&#1618;&#1576;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1584;&#1614;&#1604;&#1616;&#1603;&#1614; &#1571;&#1590;&#1618;&#1593;&#1614;&#1601;&#1615; &#1575;&#1618;&#1604;&#1573;&#1616;&#1610;&#1600;&#1605;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;<br />
 <br />
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<br />
<br />
 Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.<br />
 <br />
 12 <br />
&#1593;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616; &#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1605;&#1614;&#1587;&#1617;&#1615;&#1607;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1585;&#1615;: &#1593;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1612; &#1576;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1578;&#1618; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1582;&#1614;&#1588;&#1618;&#1610;&#1614;&#1577;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1593;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1612;<br />
<br />
&#1576;&#1614;&#1575;&#1578;&#1614;&#1578;&#1618; &#1578;&#1614;&#1581;&#1618;&#1585;&#1615;&#1587;&#1615; &#1601;&#1616;&#1610; &#1587;&#1614;&#1576;&#1616;&#1610;&#1604;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<br />
<br />
Tirmizî, Fedâilü&#8217;l-Cihâd, 12.<br />
 <br />
 13 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1590;&#1614;&#1585;&#1614;&#1585;&#1614; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1590;&#1616;&#1585;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614;<br />
 <br />
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<br />
<br />
İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta&#8217;, Akdıye, 31.<br />
 <br />
 14 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1571;&#1581;&#1614;&#1583;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1610;&#1615;&#1581;&#1616;&#1576;&#1617;&#1614; &#1604;&#1571;&#1582;&#1616;&#1610;&#1607;&#1616; &#1605;&#1614;&#1575; &#1610;&#1615;&#1581;&#1616;&#1576;&#1617;&#1615; &#1604;&#1616;&#1606;&#1614;&#1601;&#1618;&#1587;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü&#8217;min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.<br />
<br />
Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.<br />
 <br />
 15 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615; &#1571;&#1582;&#1615;&#1608; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1616; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1592;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615;&#1607;&#1615; &#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1581;&#1614;&#1575;&#1580;&#1614;&#1577;&#1616; &#1571;&#1582;&#1616;&#1610;&#1607;&#1616; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1601;&#1616;&#1610; &#1581;&#1614;&#1575;&#1580;&#1614;&#1578;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1601;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1614; &#1593;&#1614;&#1606;&#1618; &#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1613; &#1603;&#1615;&#1585;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1611; &#1601;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1593;&#1614;&#1606;&#1618;&#1607;&#1615; &#1576;&#1616;&#1607;&#1614;&#1575; &#1603;&#1615;&#1585;&#1618;&#1576;&#1614;&#1577;&#1611; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1603;&#1615;&#1585;&#1614;&#1576;&#1616; &#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1605;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1587;&#1614;&#1578;&#1614;&#1585;&#1614; &#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1611;&#1575; &#1587;&#1614;&#1578;&#1614;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1605;&#1614;&#1577;&#1616;<br />
 <br />
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.&nbsp;&nbsp;Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n&nbsp;&nbsp;kusurunu) örter.<br />
<br />
Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.<br />
<br />
 <br />
 16 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1583;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1608;&#1606;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1614; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1578;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615;&#1608;&#1575; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1578;&#1614;&#1581;&#1614;&#1575;&#1576;&#1617;&#1615;&#1608;&#1575;<br />
 <br />
İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.<br />
<br />
Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu&#8217;l-Kıyâme, 56.<br />
 <br />
 17 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1615; &#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1587;&#1614;&#1604;&#1616;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1587;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1604;&#1616;&#1587;&#1614;&#1575;&#1606;&#1616;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1610;&#1614;&#1583;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. <br />
<br />
Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.<br />
 <br />
 18 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1576;&#1614;&#1575;&#1594;&#1614;&#1590;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1581;&#1614;&#1575;&#1587;&#1614;&#1583;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1583;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1585;&#1615;&#1608;&#1575; &#1608;&#1614;&#1603;&#1615;&#1608;&#1606;&#1615;&#1608;&#1575; &#1593;&#1616;&#1576;&#1614;&#1575;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1573;&#1582;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1606;&#1611;&#1575;<br />
<br />
&#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1581;&#1616;&#1604;&#1617;&#1615; &#1604;&#1616;&#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1613; &#1571;&#1606;&#1618; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1580;&#1615;&#1585;&#1614; &#1571;&#1582;&#1614;&#1575;&#1607;&#1615; &#1601;&#1614;&#1608;&#1618;&#1602;&#1614; &#1579;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1579;&#1616;&#1577;&#1616; &#1575;&#1614;&#1610;&#1617;&#1614;&#1575;&#1605;&#1613;<br />
 <br />
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah&#8217;ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 57, 58.<br />
 <br />
 19 <br />
&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1589;&#1617;&#1616;&#1583;&#1618;&#1602;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1576;&#1616;&#1585;&#1617;&#1616; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1576;&#1616;&#1585;&#1617;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1615;&#1604;&#1614; &#1604;&#1614;&#1610;&#1614;&#1589;&#1618;&#1583;&#1615;&#1602;&#1615; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1610;&#1615;&#1603;&#1618;&#1578;&#1614;&#1576;&#1614; &#1593;&#1616;&#1606;&#1618;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1589;&#1616;&#1583;&#1617;&#1616;&#1610;&#1602;&#1611;&#1575; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1603;&#1614;&#1584;&#1616;&#1576;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1601;&#1615;&#1580;&#1615;&#1608;&#1585;&#1616; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1601;&#1615;&#1580;&#1615;&#1608;&#1585;&#1614; &#1610;&#1614;&#1607;&#1618;&#1583;&#1616;&#1610; &#1573;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;&#1585;&#1616; &#1608;&#1614; &#1573;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1615;&#1604;&#1614; &#1604;&#1614;&#1610;&#1614;&#1600;&#1603;&#1618;&#1584;&#1616;&#1576;&#1615; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1610;&#1615;&#1603;&#1618;&#1578;&#1614;&#1576;&#1614; &#1593;&#1616;&#1606;&#1618;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1603;&#1614;&#1584;&#1617;&#1614;&#1575;&#1576;&#1611;&#1575;<br />
 <br />
Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.<br />
 <br />
 20 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575;&#1585;&#1616; &#1571;&#1582;&#1614;&#1575;&#1603;&#1614; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1615;&#1605;&#1614;&#1575;&#1586;&#1616;&#1581;&#1618;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1578;&#1614;&#1593;&#1616;&#1583;&#1618;&#1607;&#1615; &#1605;&#1614;&#1608;&#1618;&#1593;&#1616;&#1583;&#1614;&#1577;&#1611; &#1601;&#1614;&#1578;&#1615;&#1582;&#1618;&#1604;&#1616;&#1601;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 58.<br />
 <br />
 21 <br />
&#1578;&#1614;&#1576;&#1614;&#1587;&#1617;&#1615;&#1605;&#1615;&#1603;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1608;&#1614;&#1580;&#1618;&#1607;&#1616; &#1571;&#1582;&#1616;&#1610;&#1603;&#1614; &#1604;&#1614;&#1603;&#1614; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612; &#1608;&#1614;&#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1615;&#1603;&#1614; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1614;&#1593;&#1618;&#1585;&#1615;&#1608;&#1601;&#1616; &#1608;&#1614; &#1606;&#1614;&#1607;&#1618;&#1610;&#1615;&#1603;&#1614; &#1593;&#1614;&#1606;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1606;&#1618;&#1603;&#1614;&#1585;&#1616; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612; &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1585;&#1618;&#1588;&#1614;&#1575;&#1583;&#1615;&#1603;&#1614; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1580;&#1615;&#1604;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1571;&#1585;&#1618;&#1590;&#1616; &#1575;&#1604;&#1590;&#1617;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1604;&#1616; &#1604;&#1614;&#1603;&#1614; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612; &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1605;&#1614;&#1575;&#1591;&#1614;&#1578;&#1615;&#1603;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1580;&#1614;&#1585;&#1614; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1588;&#1617;&#1614;&#1608;&#1618;&#1603;&#1614; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1593;&#1614;&#1592;&#1618;&#1605;&#1614; &#1593;&#1614;&#1606;&#1616; &#1575;&#1604;&#1591;&#1617;&#1614;&#1585;&#1616;&#1610;&#1602;&#1616; &#1604;&#1614;&#1603;&#1614; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612;<br />
 <br />
(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 36.<br />
 <br />
 22 <br />
&#1573;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1606;&#1618;&#1592;&#1615;&#1585;&#1615; &#1573;&#1616;&#1604;&#1614;&#1609; &#1589;&#1615;&#1608;&#1614;&#1585;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1605;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1604;&#1600;&#1603;&#1616;&#1606;&#1618; &#1610;&#1614;&#1606;&#1618;&#1592;&#1615;&#1585;&#1615; &#1573;&#1616;&#1604;&#1614;&#1609; &#1602;&#1615;&#1604;&#1615;&#1608;&#1576;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1593;&#1618;&#1605;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618;<br />
 <br />
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<br />
<br />
Müslim, Birr, 33; &#8249;bn Mâce, Zühd, 9;<br />
<br />
Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.<br />
 <br />
 23 <br />
&#1585;&#1616;&#1590;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1576;&#1617;&#1616; &#1601;&#1610; &#1585;&#1616;&#1590;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1618;&#1600;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1616; &#1608;&#1614;&#1587;&#1614;&#1582;&#1614;&#1591;&#1615; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1614;&#1576;&#1617;&#1616; &#1601;&#1610; &#1587;&#1614;&#1582;&#1614;&#1591;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1600;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1616;<br />
 <br />
Allah&#8217;ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. <br />
<br />
Allah&#8217;ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 3.<br />
 <br />
 24 <br />
&#1579;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614;&#1579;&#1615; &#1583;&#1614;&#1593;&#1614;&#1608;&#1614;&#1575;&#1578;&#1613; &#1610;&#1615;&#1587;&#1618;&#1578;&#1614;&#1580;&#1614;&#1575;&#1576;&#1615; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615;&#1606;&#1617;&#1614; &#1604;&#1575;&#1614; &#1588;&#1614;&#1603;&#1617;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610;&#1607;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614;:<br />
<br />
&#1583;&#1614;&#1593;&#1618;&#1608;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1614;&#1592;&#1618;&#1604;&#1615;&#1608;&#1605;&#1616;&#1548; &#1608;&#1614;&#1583;&#1614;&#1593;&#1618;&#1608;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1587;&#1614;&#1575;&#1601;&#1616;&#1585;&#1616; &#1548; &#1608;&#1614;&#1583;&#1614;&#1593;&#1618;&#1608;&#1614;&#1577;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1616; &#1604;&#1616;&#1608;&#1614;&#1604;&#1614;&#1583;&#1616;&#1607;&#1616;<br />
 <br />
Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: <br />
<br />
Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<br />
<br />
İbn Mâce, Dua, 11.<br />
 <br />
 25 <br />
&#1605;&#1614;&#1575; &#1606;&#1614;&#1581;&#1614;&#1604;&#1614; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1583;&#1612; &#1608;&#1614;&#1604;&#1614;&#1583;&#1611;&#1575; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1606;&#1614;&#1581;&#1618;&#1604;&#1613; &#1571;&#1614;&#1601;&#1618;&#1590;&#1614;&#1604;&#1614; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1571;&#1583;&#1614;&#1576;&#1613; &#1581;&#1614;&#1587;&#1614;&#1606;&#1613;<br />
 <br />
Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir <br />
<br />
hediye veremez.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 33.<br />
 <br />
 26 <br />
&nbsp;&nbsp;&#1582;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1585;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1582;&#1616;&#1610;&#1614;&#1575;&#1585;&#1615;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1604;&#1616;&#1606;&#1616;&#1587;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1607;&#1616;&#1605;&#1618;<br />
 <br />
Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.<br />
<br />
Tirmizî, Radâ&#8217;, 11; &#8249;bn Mâce, Nikâh, 50.<br />
 <br />
 27 <br />
&#1604;&#1614;&#1610;&#1618;&#1587; &#1605;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575; &#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1604;&#1614;&#1605;&#1618; &#1610;&#1614;&#1585;&#1618;&#1581;&#1614;&#1605;&#1618; &#1589;&#1614;&#1594;&#1616;&#1610;&#1585;&#1614;&#1606;&#1614;&#1575; &#1608;&#1614;&#1610;&#1615;&#1608;&#1614;&#1602;&#1617;&#1616;&#1585;&#1618; &#1603;&#1614;&#1576;&#1616;&#1610;&#1585;&#1614;&#1606;&#1614;&#1575;<br />
 <br />
Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı <br />
<br />
göstermeyen bizden değildir.<br />
<br />
Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.<br />
 <br />
 28 <br />
&#1603;&#1614;&#1575;&#1601;&#1616;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1578;&#1616;&#1610;&#1605;&#1616; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615; &#1571;&#1608;&#1618; &#1604;&#1616;&#1594;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1616;&#1607;&#1616; &#1571;&#1606;&#1614;&#1575; &#1608;&#1614; &#1607;&#1615;&#1608;&#1614; &#1603;&#1614;&#1607;&#1614;&#1575;&#1578;&#1614;&#1610;&#1618;&#1606;&#1616; &#1601;&#1610;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1571;&#1588;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1576;&#1617;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1608;&#1615;&#1587;&#1618;&#1591;&#1614;&#1609;<br />
 <br />
Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: &#8220;Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız&#8221; buyurmuştur.<br />
<br />
Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.<br />
 <br />
 29 <br />
&#1575;&#1616;&#1580;&#1618;&#1578;&#1614;&#1606;&#1616;&#1576;&#1615;&#1608;&#1575; &#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1576;&#1618;&#1593;&#1614;&nbsp;&nbsp;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1608;&#1576;&#1616;&#1602;&#1614;&#1575;&#1578;&#1616; &#1602;&#1614;&#1575;&#1604;&#1615;&#1608;&#1575; &#1610;&#1614;&#1575; &#1585;&#1614;&#1587;&#1615;&#1608;&#1604;&#1614; &#1604;&#1604;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1575; &#1607;&#1615;&#1606;&#1617;&#1614; &#1602;&#1614;&#1575;&#1604;&#1614;: &#1575;&#1614;&#1604;&#1588;&#1617;&#1616;&#1585;&#1618;&#1603;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1587;&#1617;&#1616;&#1581;&#1618;&#1585;&#1615; &#1608;&#1614; &#1602;&#1614;&#1578;&#1618;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1601;&#1618;&#1587;&#1616; &#1575;&#1604;&#1617;&#1614;&#1578;&#1616;&#1610; &#1581;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1573;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1618;&#1581;&#1614;&#1602;&#1617;&#1616; &#1608;&#1614;&#1571;&#1603;&#1618;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1585;&#1617;&#1616;&#1576;&#1614;&#1575; &#1608;&#1614;&#1571;&#1603;&#1618;&#1604;&#1615; &#1605;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616; &#1575;&#1618;&#1604;&#1610;&#1614;&#1578;&#1616;&#1610;&#1605;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1578;&#1617;&#1614;&#1608;&#1614;&#1604;&#1617;&#1616;&#1610; &#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1614; &#1575;&#1604;&#1586;&#1617;&#1614;&#1581;&#1618;&#1601;&#1616; &#1608;&#1614;&#1602;&#1614;&#1584;&#1618;&#1601;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1581;&#1618;&#1589;&#1614;&#1606;&#1614;&#1575;&#1578;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1594;&#1614;&#1575;&#1601;&#1616;&#1604;&#1575;&#1614;&#1578;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1614;&#1575;&#1578;&#1616;<br />
 <br />
(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah&#8217;a şirk koşmak, sihir, Allah&#8217;ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<br />
<br />
Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.<br />
 <br />
 30 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1570;&#1582;&#1616;&#1585;&#1616; &#1601;&#1614;&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1584;&#1616; &#1580;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1570;&#1582;&#1616;&#1585;&#1616; &#1601;&#1614;&#1604;&#1618;&#1610;&#1615;&#1603;&#1618;&#1585;&#1616;&#1605;&#1618; &#1590;&#1614;&#1610;&#1618;&#1601;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1610;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1615; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1608;&#1618;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1570;&#1582;&#1616;&#1585;&#1616; &#1601;&#1614;&#1604;&#1618;&#1610;&#1614;&#1602;&#1615;&#1604;&#1618; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1611;&#1575; &#1571;&#1608;&#1618; &#1604;&#1616;&#1610;&#1614;&#1589;&#1618;&#1605;&#1615;&#1578;&#1618;<br />
 <br />
Allah&#8217;a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah&#8217;a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah&#8217;a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.<br />
 <br />
 31 <br />
&#1605;&#1614;&#1575; &#1586;&#1614;&#1575;&#1604;&#1614; &#1580;&#1616;&#1576;&#1618;&#1585;&#1616;&#1610;&#1604;&#1615; &#1610;&#1615;&#1608;&#1589;&#1616;&#1610;&#1606;&#1616;&#1610; &#1576;&#1616;&#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1575;&#1585;&#1616; &#1581;&#1614;&#1578;&#1617;&#1614;&#1609; &#1592;&#1614;&#1606;&#1614;&#1606;&#1618;&#1578;&#1615; &#1571;&#1606;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1587;&#1614;&#1610;&#1615;&#1608;&#1614;&#1585;&#1617;&#1616;&#1579;&#1615;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; <br />
<br />
ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.<br />
 <br />
 32 <br />
&#1575;&#1614;&#1604;&#1587;&#1617;&#1614;&#1575;&#1593;&#1616;&#1610; &#1593;&#1614;&#1604;&#1614;&#1609; &#1575;&#1604;&#1571;&#1585;&#1618;&#1605;&#1614;&#1604;&#1614;&#1577;&#1616; &#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1616;&#1587;&#1618;&#1603;&#1616;&#1610;&#1606;&#1616; &#1603;&#1614;&#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1580;&#1614;&#1575;&#1607;&#1616;&#1583;&#1616; &#1601;&#1616;&#1610; &#1587;&#1614;&#1576;&#1616;&#1610;&#1604;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1616;<br />
<br />
&#1571;&#1608;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1610;&#1618;&#1604;&#1614; &#1575;&#1604;&#1589;&#1617;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1605;&#1616; &#1575;&#1604;&#1606;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614;&#1575;&#1585;&#1614;<br />
 <br />
Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden <br />
<br />
veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle <br />
<br />
geçiren kimse gibidir.<br />
<br />
Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; <br />
<br />
Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.<br />
 <br />
 33 <br />
&#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1615; &#1575;&#1576;&#1618;&#1606;&#1616; &#1570;&#1583;&#1614;&#1605;&#1614; &#1582;&#1614;&#1591;&#1617;&#1614;&#1575;&#1569;&#1612; &#1608;&#1614;&#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1582;&#1614;&#1591;&#1617;&#1614;&#1575;&#1574;&#1616;&#1610;&#1606;&#1614; &#1575;&#1604;&#1578;&#1617;&#1614;&#1608;&#1617;&#1614;&#1575;&#1576;&#1615;&#1608;&#1606;&#1614;<br />
 <br />
Her insan hata eder.<br />
<br />
Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<br />
<br />
Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.<br />
 <br />
 34 <br />
&#1593;&#1614;&#1580;&#1614;&#1576;&#1611;&#1575; &#1604;&#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1616; &#1575;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1616; &#1573;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614; &#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1615; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1612; &#1608;&#1614;&#1604;&#1614;&#1610;&#1618;&#1587; &#1584;&#1614;&#1575;&#1603;&#1614; &#1604;&#1571;&#1581;&#1614;&#1583;&#1613;&nbsp;&nbsp;&#1573;&#1616;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614; &#1604;&#1616;&#1604;&#1618;&#1605;&#1615;&#1572;&#1618;&#1605;&#1616;&#1606;&#1616;: &#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1571;&#1589;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1578;&#1618;&#1607;&#1615; &#1587;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1575;&#1569;&#1615; &#1588;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1585;&#1614; &#1601;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1611;&#1575; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615; &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1606;&#1618; &#1571;&#1589;&#1614;&#1575;&#1576;&#1614;&#1578;&#1618;&#1607;&#1615; &#1590;&#1614;&#1585;&#1617;&#1614;&#1575;&#1569;&#1615; &#1589;&#1614;&#1576;&#1614;&#1585;&#1614; &#1601;&#1614;&#1600;&#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1582;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1611;&#1575; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
Mü&#8217;minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O&#8217;nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir&nbsp;&nbsp;darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Müslim, Zühd, 64; Dârim&#8221;, Rikâk, 61.<br />
 <br />
 35 <br />
&#1605;&#1614;&#1606;&#1618; &#1594;&#1614;&#1588;&#1617;&#1614;&#1600;&#1606;&#1614;&#1575; &#1601;&#1614;&#1604;&#1614;&#1610;&#1618;&#1587; &#1605;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614;&#1575;<br />
 <br />
Bizi aldatan bizden değildir.<br />
<br />
Müslim, Îmân, 164.<br />
 <br />
 36 <br />
&#1604;&#1575;&#1614; &#1610;&#1614;&#1583;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1614; &#1606;&#1614;&#1605;&#1617;&#1614;&#1575;&#1605;&#1612;<br />
 <br />
Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
cennete giremezler.<br />
<br />
Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.<br />
 <br />
 37 <br />
&#1571;&#1593;&#1618;&#1591;&#1615;&#1608;&#1575; &#1575;&#1604;&#1571;&#1580;&#1616;&#1610;&#1585;&#1614; &#1571;&#1580;&#1618;&#1585;&#1614;&#1607;&#1615; &#1602;&#1614;&#1576;&#1618;&#1604;&#1614; &#1571;&#1606;&#1618; &#1610;&#1614;&#1580;&#1616;&#1601;&#1617;&#1614;&nbsp;&nbsp;&#1593;&#1614;&#1585;&#1614;&#1602;&#1615;&#1607;&#1615;<br />
 <br />
İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.<br />
<br />
İbn Mâce, Ruhûn, 4.<br />
 <br />
 38 <br />
&#1605;&#1614;&#1575; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618; &#1605;&#1615;&#1587;&#1618;&#1604;&#1616;&#1605;&#1613; &#1610;&#1614;&#1594;&#1618;&#1585;&#1616;&#1587;&#1615; &#1594;&#1614;&#1585;&#1618;&#1587;&#1611;&#1575; &#1571;&#1608;&#1618; &#1610;&#1614;&#1586;&#1618;&#1585;&#1614;&#1593;&#1615; &#1586;&#1614;&#1585;&#1618;&#1593;&#1611;&#1575; &#1601;&#1614;&#1610;&#1614;&#1600;&#1571;&#1603;&#1615;&#1604;&#1615; &#1605;&#1616;&#1606;&#1618;&#1607;&#1615;<br />
<br />
&#1591;&#1614;&#1610;&#1618;&#1585;&#1612; &#1571;&#1608;&#1618; &#1573;&#1616;&#1606;&#1618;&#1587;&#1614;&#1575;&#1606;&#1612; &#1571;&#1608;&#1618; &#1576;&#1614;&#1607;&#1616;&#1610;&#1605;&#1614;&#1577;&#1612; &#1573;&#1616;&#1604;&#1575;&#1617;&#1614; &#1603;&#1614;&#1575;&#1606;&#1614; &#1604;&#1614;&#1607;&#1615; &#1576;&#1616;&#1607;&#1616; &#1589;&#1614;&#1583;&#1614;&#1602;&#1614;&#1577;&#1612;<br />
 <br />
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.<br />
<br />
Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.<br />
 <br />
 39 <br />
&#1573;&#1616;&#1606;&#1617;&#1614; &#1601;&#1616;&#1610; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1616; &#1605;&#1615;&#1590;&#1618;&#1594;&#1614;&#1577;&#1611; &#1573;&#1616;&#1584;&#1614;&#1575; &#1589;&#1614;&#1604;&#1614;&#1581;&#1614;&#1578;&#1618; &#1589;&#1614;&#1604;&#1614;&#1581;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1615; &#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1615;&#1607;&#1615;<br />
<br />
 &#1608;&#1614;&#1573;&#1616;&#1584;&#1614;&#1575; &#1601;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1614;&#1578;&#1618; &#1601;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1580;&#1614;&#1587;&#1614;&#1583;&#1615; &#1603;&#1615;&#1604;&#1617;&#1615;&#1607;&#1615; &#1571;&#1604;&#1575;&#1614; &#1608;&#1614;&#1607;&#1616;&#1610;&#1614; &#1575;&#1604;&#1618;&#1602;&#1614;&#1604;&#1618;&#1576;&#1615;<br />
 <br />
İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<br />
<br />
Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.<br />
 <br />
 40 <br />
&#1575;&#1616;&#1578;&#1617;&#1614;&#1602;&#1615;&#1608;&#1575; &#1575;&#1604;&#1604;&#1617;&#1614;&#1607;&#1614; &#1585;&#1614;&#1576;&#1617;&#1614;&#1600;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1589;&#1614;&#1604;&#1617;&#1615;&#1608;&#1575; &#1582;&#1614;&#1605;&#1618;&#1587;&#1614;&#1600;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1589;&#1615;&#1608;&#1605;&#1615;&#1608;&#1575; &#1588;&#1614;&#1607;&#1618;&#1585;&#1614;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1583;&#1617;&#1615;&#1608;&#1575; &#1586;&#1614;&#1603;&#1614;&#1575;&#1577;&#1614; &#1571;&#1605;&#1618;&#1608;&#1614;&#1575;&#1604;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1608;&#1614;&#1571;&#1591;&#1616;&#1610;&#1593;&#1615;&#1608;&#1575; &#1584;&#1614;&#1575;&#1571;&#1605;&#1618;&#1585;&#1616;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618; &#1578;&#1614;&#1583;&#1618;&#1582;&#1615;&#1604;&#1615;&#1608;&#1575; &#1580;&#1614;&#1606;&#1617;&#1614;&#1577;&#1614; &#1585;&#1614;&#1576;&#1617;&#1616;&#1600;&#1603;&#1615;&#1605;&#1618;<br />
 <br />
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.<br />
<br />
Tirmizî, Cum&#8217;a, 80.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ses Gelir...???]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3920</link>
			<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 11:47:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3920</guid>
			<description><![CDATA[Sonsuzdan, derinden, gökten, fezadan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
Hayattan, ömürden, yerden, ezadan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber&#8230;<br />
<br />
Asirlar ardindan, dagdan ve tastan<br />
Yigitlik sanindan, gövde ve bastan<br />
Sofraya konulan tertemiz astan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Barisçi müminin sah damarindan<br />
Çaglayan irmaktan, Hasandagi&#8217;ndan<br />
Çelik bir ok çikar Türk&#8217;ün yayindan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Çaylar birlesip de nehir olurken<br />
Beseriyet oksijeni solurken<br />
Düsmanlara medeniyet salarken<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Muhammed Mustafa diyen dillerden<br />
Dogru adaleti yazan ellerden<br />
Bülbüle nispeten açan güllerden<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Kullar ayakta, dalmaz rüyaya<br />
Irmak olmus suyu döker deryaya<br />
Batili hak bilen garip dünyaya<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sonsuzdan, derinden, gökten, fezadan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
Hayattan, ömürden, yerden, ezadan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber&#8230;<br />
<br />
Asirlar ardindan, dagdan ve tastan<br />
Yigitlik sanindan, gövde ve bastan<br />
Sofraya konulan tertemiz astan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Barisçi müminin sah damarindan<br />
Çaglayan irmaktan, Hasandagi&#8217;ndan<br />
Çelik bir ok çikar Türk&#8217;ün yayindan<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Çaylar birlesip de nehir olurken<br />
Beseriyet oksijeni solurken<br />
Düsmanlara medeniyet salarken<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Muhammed Mustafa diyen dillerden<br />
Dogru adaleti yazan ellerden<br />
Bülbüle nispeten açan güllerden<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber<br />
<br />
Kullar ayakta, dalmaz rüyaya<br />
Irmak olmus suyu döker deryaya<br />
Batili hak bilen garip dünyaya<br />
Yüce bir ses gelir: Allah u Ekber]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[tskkk...]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3919</link>
			<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 12:38:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3919</guid>
			<description><![CDATA[sevgili yöneticilerim rütbemi yükseltiginizden dolayı tsk ederim beni şimartiyorsunuz :)))))&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
inş bu makama layik olabilirim sevgili ömer abi senden bi ricam var rengimin yesil olma ihtimali varmı.... <br />
<br />
saygılarımlaaaaaaaaa ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[sevgili yöneticilerim rütbemi yükseltiginizden dolayı tsk ederim beni şimartiyorsunuz :)))))&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
inş bu makama layik olabilirim sevgili ömer abi senden bi ricam var rengimin yesil olma ihtimali varmı.... <br />
<br />
saygılarımlaaaaaaaaa ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cum'amız Mübarek Olsun.]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3918</link>
			<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 00:38:48 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3918</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Allahım! "Mü'minin mü'mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan binâ gibidir." (Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî, Birr: 18; Nesâî, Zekât: 67; Müsned, 4:405, 409.) buyuran zâta ve âl ve ashabına salât ve selâm et. Amin!<br />
<br />
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin." Bakara Sûresi: 2:32.<br />
<br />
Ey kavmi içinde Nuh'un duasına icabet eden, ey düşmanlarına karşı İbrahim'e yardım eden, ey Yusuf'u tekrar Yakub'a kavuşturan, ey Eyyüb'den zararı kaldıran, ey Zekeriya'nın duasına cevap veren, ey Yunus ibni Mettâ'nın tevbesini kabul eden Allahım! Bu müstecap duaların sahiplerinin hürmetine, beni, bu risalenin naşirini ve arkadaşlarını ins ve cin şeytanlarının şerlerinden muhafaza etmeni, düşmanlarımıza karşı bize nusret vermeni, bizi nefislerimize terk etmemeni, sıkıntılarımızı kaldırmanı ve kalblerimizin ve onların kalblerinin hastalıklarına şifa vermeni Senden istiyoruz.<br />
<br />
Âmin, âmin, âmin.&nbsp;&nbsp;<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Allahım! "Mü'minin mü'mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan binâ gibidir." (Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî, Birr: 18; Nesâî, Zekât: 67; Müsned, 4:405, 409.) buyuran zâta ve âl ve ashabına salât ve selâm et. Amin!<br />
<br />
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin." Bakara Sûresi: 2:32.<br />
<br />
Ey kavmi içinde Nuh'un duasına icabet eden, ey düşmanlarına karşı İbrahim'e yardım eden, ey Yusuf'u tekrar Yakub'a kavuşturan, ey Eyyüb'den zararı kaldıran, ey Zekeriya'nın duasına cevap veren, ey Yunus ibni Mettâ'nın tevbesini kabul eden Allahım! Bu müstecap duaların sahiplerinin hürmetine, beni, bu risalenin naşirini ve arkadaşlarını ins ve cin şeytanlarının şerlerinden muhafaza etmeni, düşmanlarımıza karşı bize nusret vermeni, bizi nefislerimize terk etmemeni, sıkıntılarımızı kaldırmanı ve kalblerimizin ve onların kalblerinin hastalıklarına şifa vermeni Senden istiyoruz.<br />
<br />
Âmin, âmin, âmin.&nbsp;&nbsp;<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muhtesem mutluluk saraylari kurabilirsiniz....]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3917</link>
			<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 00:20:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3917</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Belki yeni evlisiniz, belki de ayni yastikta nice yillar geçirdiniz. Zaman zaman esinizle yasadiginiz tartismalari, anlasmazliklari ve huzursuzlugu düsünüp, kendi kendinize söyle sordunuz mu hiç:<br />
<br />
"Acaba yanlis bir evlilik mi yaptim? Neden mutluluk çiçekleri açmasini bekledigim güzel yuvamda hazan mevsimini yasiyorum? Yemyesil agaçlarimin yapragi neden dökülüyor? Hani muhtesem bir mutlulugu doyasiya yasiyacaktim? Neden huzursuzum, mutsuzum, sevksizim?"<br />
<br />
Evlendikten bir süre sonra kendi kendine bu tür sorular sormayan kimse neredeyse yok gibidir. Evlenen insan, özellikle ilk günlerin renkli ve neseli gülücükleri geçtikten sonra evliligini sorgulamaya baslar.<br />
<br />
Neden birkaç kisiyle daha görüstükten sonra evlenmemis de, hemen karar vermistir? Ilk görüstügü kisiyle evlenseydi, daha mi mutlu olurdu? Acaba bu konuda annesini ya da babasini dinlemekle hata mi etmisti? Neden kendisine yalvarir gibi tavsiyelerde bulunan arkadasina aldirmamisti?<br />
<br />
Daha bir yigin soru, beyninizi tirmalar durur. Yetmez, özlemler ve özenmeler baslar. Çevresindeki evli akraba veya arkadaslarini düsünür: Ne kadar da mutlular, nasil da candan davraniyorlar birbirlerine. Hele su kocasi ögretmen olan çift var ya, tipki çifte kumrular gibi. Ya su çocuklari lisede okuyan çifte hayran olmamak mümkün mü? <br />
<br />
"Neden baskalarinin yakaladigi mutluluga bir türlü ulasamiyorum? Neden kötü kader bir türlü pesimi birakmiyor? Kismetime razi olup boyun bükmekten baska çikar yolum yok mu acaba?"<br />
<br />
Evet, sonu gelmez bir sorgulama sürer gider yillarca. Bir türlü gerçek sebebi ve çözümü bulamazsiniz. <br />
<br />
Kuskusuz yasadiginiz sorunlarin ciddi sebepleri vardir. Ama bunlari kesfetmekte zorlanirsiniz. Kimse kendine toz kondurmaz çünkü. Esler olaganüstü bir özveriyle yuvayi sürdürdüklerini düsünürler. Ellerinden geleni yaptiklarina, ama bir türlü sorunlarini çözemediklerine inanirlar.<br />
<br />
Dört yildir evli oldugunu belirten iki çocuklu bir erkek, "Esimi hiçbir zaman sevemedim. Herhangi bir kötülügü ve olumsuzlugu yok. Ama içimde bir heyecan, bir kipirti, bir elektriklenme olmuyor" demisti. Karsilikli heyecan, coskun bir sevgi, essiz bir mutluluk istiyordu. Çok isteyerek evlenmemisti. Aradigi elektriklenmeyi, zaman içinde bulabilecegini söylemislerdi. Ama hayir, zamanla alisamamisti. Simdi ne yapsindi? "Bosanmak istemiyorum, çocuklarima kiyamam. Kendisiyle evlilige evet dedigim esimin hiçbir günahi yok, ona da zulmedemem. Ikinci bir evlilige esim ve çevrem razi olmaz" diyerek aci gerçekleri ortaya koyuyor ve "Ne olur, farkli bir çözüm yok mu?" diye yalvariyordu.<br />
<br />
Evlendigi günden beri aci çektigini düsünen bir kadin, "Yedi yil boyunca hiç sevmedim, hiç isinamadim. Esime bunu ifade etmedim, ama o sanirim hissediyor" demisti. Çocuklarina ve esine aciyordu. Onlarin hiçbir günahi olmadigini kabul ediyor, ancak bir çözüm bulunmasini istiyordu. <br />
<br />
Bu tür sorunlu ya da mutsuz evlilikleri çok fazla uzaklarda aramayin. Hatta çevrenize bile bakmaya gerek yok, içinize dönün. Yüreginizden kopup gelen bir ses, "Daha fazla mutlulugu hak ediyorum. Çektigim acilari yasamamam gerekiyordu" diyor mu? "Neden esimle anlasamiyorum, neden içimde özentiler var, neden birbirimize karsi civil civil bir sevgiyle dolup tasmiyoruz? Allah'im, idealimdeki mutluluk için her seyimi verirdim" diye yalvariyor musunuz?<br />
Eger bu tür sorularin kiskacinda bunaliyorsaniz, umutsuz olmayin. Disaridan baktiginizda mutluluk kahkahalari atan her çiftin gerçekten huzuru yakaladigini da sanmayin. Önce gerçeklerle yüzlesin. Aradiginiz uyum ve coskunun, kendiliginden gelip yüreginize yerlesecegini beklemeyin. Gökten düsen üç elmadan birisinin basiniza konup mutluluk getirecegi, sadece masallarda var. Eger o elmalarin birinin de sizin yuvaniza düsecegini beklerseniz, kiyamete kadar beklersiniz. Hem masallardaki mutluluklar bile katlanilan büyük ayriliklar ve çekilen yogun acilardan sonra gelmiyor mu? <br />
<br />
Öncelikle esinizi seçerken hata yaptiginiz seklindeki sonu gelmez sorgulamalari birakin. Elbette seçimi yaparken, çevrenizin, ailenizin, arkadaslarinizin etkisi oldu. Belki bazi baski veya tavsiyeleri asamadiniz. Hem kaderin etkisi de inkâr edilmez bir gerçek. Ama artik geçmiste degiliz. Es seçiminin mutluluk üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Ne var ki, siz o hakkinizi kullandiniz ve bugün buradasiniz. Her seyi bugünkü sartlariyla düsünmelisiniz.<br />
<br />
Öncelikle sunu reddetmeyin: Her seye ragmen kabul eden ve nikâh masasinda "Evet" diyen sizsiniz. Dünyanin her yerinde sorumlulugu, "Evet" diyene yüklerler. Kabul etmeniz için alniniza tabanca bile dayamis olsalar, neticede ölüme karsi bu evliligi tercih etmis oldunuz.<br />
<br />
Bazi kimselerin eslerini seçmekte hiçbir etkileri olmayabilir. Söz gelisi, Hz. Âdem bile esini kendisi seçmemis, Allah seçmistir. Hz. Zeyneb'i, Peygamber Efendimize (a.s.m.) Rabbimiz nikâhlamistir.<br />
<br />
Böyle Ilâhî bir takdir olmasa bile siz de karsi koyamadiginiz bir etkiyle karsilasmis olabilirsiniz.<br />
<br />
Her fiilimizde oldugu gibi, es seçiminde de cüz'î bir irade verilmistir, ama, "Allah dilemeden siz dileyemezsiniz" anlamindaki ayetin de bir hükmü, takdirin de bir hakki vardir. Size düsen seçiminiz olumsuz bile olsa onu avantaja dönüstürmektir.<br />
<br />
Öncelikle "seçim" ve "tatmin" gerçeklerini iyi kavramak gerekir.<br />
<br />
Bir beyaz esya, elbise, ev, mobilya almak için ne yaparsiniz? Sayisiz alternatif arasindan, mukayeseler yaparak seçersiniz. Aldiktan sonra bile, acaba öbür takimi mi alsaydim, dersiniz.<br />
<br />
Farz edelim ki, dünyanin maddeten ve manen en iyi insani, tipki kendisi gibi her bakimdan muhtesem birisiyle evlense, yine de, "Acaba yüz birinci nasildir?" diye düsünür. Çünkü, insanin yaratilisina, tatmin konusunda bir sinir konmamistir.<br />
<br />
Insanin ihtirasini, duygularini dünya doyuramaz, bunlarin tatmin yerleri cennettir. Bunun için sabirla evliligimizi güzellestirelim, ama asil mutlu olacagimiz yurt cennettir.<br />
<br />
Hiç kimse yüzlerce aday içinden inceleyerek evlenemez. Bu mümkün olsa bile, yine geçimde sorunlar olacaktir. Insan unsurunun söz konusu oldugu yerde anlasmazlik, uyumsuzluk, farkli düsünceler olagan seylerdir. Bir insan kendi içinde ve kendi dünyasinda bile çeliskiye düserse, "iki farkli insan" neden kimi sorunlarla karsi karsiya gelmesin?<br />
<br />
Bu gerçekler isiginda,<br />
<br />
Eger aday seçiminde kismetsiz oldugunuzu, <br />
<br />
Baslangiçtan beri esinize isinamadiginizi,<br />
<br />
Önceleri iyi olan iliskinizin tamamen bozuldugunu düsünüyorsaniz, su önerilerimize kulak verin:<br />
<br />
1. BULUNDUGUNUZ HÂLE SÜKREDIN:<br />
<br />
Ne kadar agir bir iletisimsizlik, sevgisizlik ve sogukluk yasiyorsaniz yasayin, mutlaka sizden daha kötü durumda olanlar bulunabilir. Içinde bulundugunuz mutlulugu yetersiz görebilirsiniz, ancak sahip oldugunuz güzelliklerin farkinda misiniz?<br />
<br />
Kendisine karsi istediginiz sicakligi duyamadiginiz esinizin güzel yönlerini, hoslandiginiz taraflarini, olumlu davranislarini düsünün. Hatta bunlari bir kâgida yazin ve aile hayatiniz üzerinde etkisini tartin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Belki yeni evlisiniz, belki de ayni yastikta nice yillar geçirdiniz. Zaman zaman esinizle yasadiginiz tartismalari, anlasmazliklari ve huzursuzlugu düsünüp, kendi kendinize söyle sordunuz mu hiç:<br />
<br />
"Acaba yanlis bir evlilik mi yaptim? Neden mutluluk çiçekleri açmasini bekledigim güzel yuvamda hazan mevsimini yasiyorum? Yemyesil agaçlarimin yapragi neden dökülüyor? Hani muhtesem bir mutlulugu doyasiya yasiyacaktim? Neden huzursuzum, mutsuzum, sevksizim?"<br />
<br />
Evlendikten bir süre sonra kendi kendine bu tür sorular sormayan kimse neredeyse yok gibidir. Evlenen insan, özellikle ilk günlerin renkli ve neseli gülücükleri geçtikten sonra evliligini sorgulamaya baslar.<br />
<br />
Neden birkaç kisiyle daha görüstükten sonra evlenmemis de, hemen karar vermistir? Ilk görüstügü kisiyle evlenseydi, daha mi mutlu olurdu? Acaba bu konuda annesini ya da babasini dinlemekle hata mi etmisti? Neden kendisine yalvarir gibi tavsiyelerde bulunan arkadasina aldirmamisti?<br />
<br />
Daha bir yigin soru, beyninizi tirmalar durur. Yetmez, özlemler ve özenmeler baslar. Çevresindeki evli akraba veya arkadaslarini düsünür: Ne kadar da mutlular, nasil da candan davraniyorlar birbirlerine. Hele su kocasi ögretmen olan çift var ya, tipki çifte kumrular gibi. Ya su çocuklari lisede okuyan çifte hayran olmamak mümkün mü? <br />
<br />
"Neden baskalarinin yakaladigi mutluluga bir türlü ulasamiyorum? Neden kötü kader bir türlü pesimi birakmiyor? Kismetime razi olup boyun bükmekten baska çikar yolum yok mu acaba?"<br />
<br />
Evet, sonu gelmez bir sorgulama sürer gider yillarca. Bir türlü gerçek sebebi ve çözümü bulamazsiniz. <br />
<br />
Kuskusuz yasadiginiz sorunlarin ciddi sebepleri vardir. Ama bunlari kesfetmekte zorlanirsiniz. Kimse kendine toz kondurmaz çünkü. Esler olaganüstü bir özveriyle yuvayi sürdürdüklerini düsünürler. Ellerinden geleni yaptiklarina, ama bir türlü sorunlarini çözemediklerine inanirlar.<br />
<br />
Dört yildir evli oldugunu belirten iki çocuklu bir erkek, "Esimi hiçbir zaman sevemedim. Herhangi bir kötülügü ve olumsuzlugu yok. Ama içimde bir heyecan, bir kipirti, bir elektriklenme olmuyor" demisti. Karsilikli heyecan, coskun bir sevgi, essiz bir mutluluk istiyordu. Çok isteyerek evlenmemisti. Aradigi elektriklenmeyi, zaman içinde bulabilecegini söylemislerdi. Ama hayir, zamanla alisamamisti. Simdi ne yapsindi? "Bosanmak istemiyorum, çocuklarima kiyamam. Kendisiyle evlilige evet dedigim esimin hiçbir günahi yok, ona da zulmedemem. Ikinci bir evlilige esim ve çevrem razi olmaz" diyerek aci gerçekleri ortaya koyuyor ve "Ne olur, farkli bir çözüm yok mu?" diye yalvariyordu.<br />
<br />
Evlendigi günden beri aci çektigini düsünen bir kadin, "Yedi yil boyunca hiç sevmedim, hiç isinamadim. Esime bunu ifade etmedim, ama o sanirim hissediyor" demisti. Çocuklarina ve esine aciyordu. Onlarin hiçbir günahi olmadigini kabul ediyor, ancak bir çözüm bulunmasini istiyordu. <br />
<br />
Bu tür sorunlu ya da mutsuz evlilikleri çok fazla uzaklarda aramayin. Hatta çevrenize bile bakmaya gerek yok, içinize dönün. Yüreginizden kopup gelen bir ses, "Daha fazla mutlulugu hak ediyorum. Çektigim acilari yasamamam gerekiyordu" diyor mu? "Neden esimle anlasamiyorum, neden içimde özentiler var, neden birbirimize karsi civil civil bir sevgiyle dolup tasmiyoruz? Allah'im, idealimdeki mutluluk için her seyimi verirdim" diye yalvariyor musunuz?<br />
Eger bu tür sorularin kiskacinda bunaliyorsaniz, umutsuz olmayin. Disaridan baktiginizda mutluluk kahkahalari atan her çiftin gerçekten huzuru yakaladigini da sanmayin. Önce gerçeklerle yüzlesin. Aradiginiz uyum ve coskunun, kendiliginden gelip yüreginize yerlesecegini beklemeyin. Gökten düsen üç elmadan birisinin basiniza konup mutluluk getirecegi, sadece masallarda var. Eger o elmalarin birinin de sizin yuvaniza düsecegini beklerseniz, kiyamete kadar beklersiniz. Hem masallardaki mutluluklar bile katlanilan büyük ayriliklar ve çekilen yogun acilardan sonra gelmiyor mu? <br />
<br />
Öncelikle esinizi seçerken hata yaptiginiz seklindeki sonu gelmez sorgulamalari birakin. Elbette seçimi yaparken, çevrenizin, ailenizin, arkadaslarinizin etkisi oldu. Belki bazi baski veya tavsiyeleri asamadiniz. Hem kaderin etkisi de inkâr edilmez bir gerçek. Ama artik geçmiste degiliz. Es seçiminin mutluluk üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Ne var ki, siz o hakkinizi kullandiniz ve bugün buradasiniz. Her seyi bugünkü sartlariyla düsünmelisiniz.<br />
<br />
Öncelikle sunu reddetmeyin: Her seye ragmen kabul eden ve nikâh masasinda "Evet" diyen sizsiniz. Dünyanin her yerinde sorumlulugu, "Evet" diyene yüklerler. Kabul etmeniz için alniniza tabanca bile dayamis olsalar, neticede ölüme karsi bu evliligi tercih etmis oldunuz.<br />
<br />
Bazi kimselerin eslerini seçmekte hiçbir etkileri olmayabilir. Söz gelisi, Hz. Âdem bile esini kendisi seçmemis, Allah seçmistir. Hz. Zeyneb'i, Peygamber Efendimize (a.s.m.) Rabbimiz nikâhlamistir.<br />
<br />
Böyle Ilâhî bir takdir olmasa bile siz de karsi koyamadiginiz bir etkiyle karsilasmis olabilirsiniz.<br />
<br />
Her fiilimizde oldugu gibi, es seçiminde de cüz'î bir irade verilmistir, ama, "Allah dilemeden siz dileyemezsiniz" anlamindaki ayetin de bir hükmü, takdirin de bir hakki vardir. Size düsen seçiminiz olumsuz bile olsa onu avantaja dönüstürmektir.<br />
<br />
Öncelikle "seçim" ve "tatmin" gerçeklerini iyi kavramak gerekir.<br />
<br />
Bir beyaz esya, elbise, ev, mobilya almak için ne yaparsiniz? Sayisiz alternatif arasindan, mukayeseler yaparak seçersiniz. Aldiktan sonra bile, acaba öbür takimi mi alsaydim, dersiniz.<br />
<br />
Farz edelim ki, dünyanin maddeten ve manen en iyi insani, tipki kendisi gibi her bakimdan muhtesem birisiyle evlense, yine de, "Acaba yüz birinci nasildir?" diye düsünür. Çünkü, insanin yaratilisina, tatmin konusunda bir sinir konmamistir.<br />
<br />
Insanin ihtirasini, duygularini dünya doyuramaz, bunlarin tatmin yerleri cennettir. Bunun için sabirla evliligimizi güzellestirelim, ama asil mutlu olacagimiz yurt cennettir.<br />
<br />
Hiç kimse yüzlerce aday içinden inceleyerek evlenemez. Bu mümkün olsa bile, yine geçimde sorunlar olacaktir. Insan unsurunun söz konusu oldugu yerde anlasmazlik, uyumsuzluk, farkli düsünceler olagan seylerdir. Bir insan kendi içinde ve kendi dünyasinda bile çeliskiye düserse, "iki farkli insan" neden kimi sorunlarla karsi karsiya gelmesin?<br />
<br />
Bu gerçekler isiginda,<br />
<br />
Eger aday seçiminde kismetsiz oldugunuzu, <br />
<br />
Baslangiçtan beri esinize isinamadiginizi,<br />
<br />
Önceleri iyi olan iliskinizin tamamen bozuldugunu düsünüyorsaniz, su önerilerimize kulak verin:<br />
<br />
1. BULUNDUGUNUZ HÂLE SÜKREDIN:<br />
<br />
Ne kadar agir bir iletisimsizlik, sevgisizlik ve sogukluk yasiyorsaniz yasayin, mutlaka sizden daha kötü durumda olanlar bulunabilir. Içinde bulundugunuz mutlulugu yetersiz görebilirsiniz, ancak sahip oldugunuz güzelliklerin farkinda misiniz?<br />
<br />
Kendisine karsi istediginiz sicakligi duyamadiginiz esinizin güzel yönlerini, hoslandiginiz taraflarini, olumlu davranislarini düsünün. Hatta bunlari bir kâgida yazin ve aile hayatiniz üzerinde etkisini tartin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İslamda Kadın ve Aile]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3915</link>
			<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 00:13:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3915</guid>
			<description><![CDATA[Değerli okuyucularımız;<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yazı dizimizin bu bölümün de geçen sayıdaki yazımızın son kısmında mealen verdiğimiz ayeti kerimeyle başlıyoruz. Nisa süresi 34. Ayeti kerimede yüce Allah Celle Celâluhu şöyle buyuruyor. (Erkekler kadınlar üzerinde hakimdirler (aile reisidirler)&nbsp;&nbsp;iyi kadınlar Allah&#8217;a ve kocalarına itaat ederler) Bu ayeti kerimeden açıkça anlaşılıyorki erkeklerin fıtri yapılarına uygun olarak farklı görevleri vardır. Ayrıca ayrı fıtrat sahibi olan kadın ve erkeğin eşit olması mümkün değildir. Zira bu iki cinsinde ayrı ayrı görevleri vardır. Bu görevler Kur&#8217;an ve sünnetle ayrı ayrı ve açıkça belirtilmiştir. Kabiliyet ve güçlerine&nbsp;&nbsp;görevlendirilen bu iki ayrı cinsi, kadın ve erkeği eşit ilan etmek, güçlünün güçsüzü ezmesi manasına gelir. Nitekim günümüzde açık örnekleriyle gördüğümüz gibi eşitlik uğruna kadınların ne hallere düştükleri nasıl sefil ve perişan olduklarıdır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islama göre aile müessesesi içinde ve toplumun idaresinde erkeğin hakimiyeti mutlaktır. Yüce Rabbımız bu hakimiyeti hizmet esasına dayandırmıştır ve hiç bir şekilde güçlünün güçsüze, yani erkeğin kadına haksızlık etmesine onun üzerinde Allah&#8217;ın koyduğu hakla-rından başka hak ve vazife aramasına asla müsaade etmemiştir. Nisa süresinin 34. Ayeti kerimesini tefsir eden müfessirler şöyle açıklıyorlar.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;1.Yaradılışta erkek kadından daha kuvvetlidir ve güçlüdür. Zorluklara karşı daha dayanıklıdır. Iradesi kadından daha kuvvetlidir. Tetbiri temkini ve sabrı daha kuvvetlidir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2.Evlenirken mehir vermek, evlendikten sonra karısının ve doğacak çocuklarının tüm maddi ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef olduğu için aile reisliği kendine verilmiştir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam kurallarında kadının gerek evlenme esnasında gerekse evlendikten sonra hiçbir şekilde mali mesuliyeti üstlenmek gibi bir mecburiyeti yoktur. Burada kadının bu günkü durumuna dikkat çekmek istiyorum. Islam dışı dünya düzenleri erkekleri hem ailenin bütün ihtiyaçlarından sorumlu tutmuş, hemde hiç biryetki vermemiştir. Bu adaletsiz kurallarını gizleyebilmek için de kadın hakları adı altında propagandalar yapıp sömürgeci ve kapitalist sistemlerini&nbsp;&nbsp;devam ettirmek gayretiyle tüm güçlerini ortaya koymuşlardır. Islamda erkeklerin hakimiyeti ancak belirli haklar kapsamı içindedir. Bu konuda resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimiz şöyle buyuruyor:<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;(Müminlerin imanca en mükemmel olanı ahlaken en iyi olanıdır. En hayırlı olanıda kadınlarına karşı en hayırlı olanıdır.) Bu uyarı inanan erkekler için önemlidir. <br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam dini gerek aile içinde gerekse toplum hayatında iş bölümünü şart koşmuştur. Bu iş bölümünde şartları koyarken, kadın ve rekeğin fıtri yapısınıda göz önünde bulundurmuştur. Bu vazife taksimi her iki cins içinde mükemmel bir taksimdir. Yaşadığımız çağda aile müessesesinin ve dolayısıyla toplumların manevi çöküşü kadın ve erkeğin görevi olmayan işleri üstlenmesinden, tabiri caizse üstüne vazife olmıyan işlere kalkışma-sındandır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam vahy ile bildirilen bir nizamdır. Ilk insan ve ilk peygamber olan H.z Adem (a.s)&#8217;dan son peygamber Hz.Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadar aynı kaynaktan gelmiş tek bir ilahi nizamın devamıdır. Bundan dolayıdırki bu kesintisiz ilahi nizamı emirlerine eksiksiz uymak her mümin kadın ve rekekğin görevidir. Kur&#8217;an-ı Kerimden açık bir şekilde öğrendiğimize göre insanoğlu her dönemde nefsani arzularının peşine düşmek suretiyle ilahi emirleri her fırsatta terk etme eğilimine girmiştir. Yaşadığımız şu anki dünyada da önceki çağlarda olduğu gibi ilahi emirleri nefsani arzulara kurban etme isteği haddi aşmıştır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam kişilerin insafına terk edilmiş, çırpınıyor. Halbuki islam dünyayı kuşatan bir ilahi sistemdir. Yüce Allah Celle Celâluhu bu nizamda kadın ve erkeği kendi katında eşit tutmuş, ancak dünya nizamının intizamlı bir şekilde adalet üzere devam etmesi için kadın ve erkeğe fıtratlarına uygun görevler vermiştir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Burada, bazı islam düşmanlarının sıkça dile getirdiği, Kur&#8217;anda erkeklerden daha çok söz edilir, buda islamın kadına değer vermediğini gösterir iddiası aslen bir safsatadan başka birşey değildir. Bu iddianın nekadar saçma olduğunu Kur&#8217;anı iyice anlamaya çalıştığımızda açıkça anlarız. Nitekim yüce Allah Celle Celâluhu Ahzap süresi 35. Ayeti kerimede kadın ve erkeğe hitaben şöyle buyuror:(şüphesizki Allah&#8217;ın emirlerine boyun eğen erkeklerle Allah&#8217;ın emirlerine boyun eğen kadınlar, iman eden erkeklerle iman eden kadınlar, ibadete devam eden erkeklerle ibadete devam eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabr eden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi olan erkeklerle mutevazi olan kadınlar, sadaka veren erkeklerle&nbsp;&nbsp;sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkelerle oruç tutan kadınlar, gizli olan yerlerini haramdan koruyan erkeklerle gili olan yerlerini haramdan koruyan kadınlar, Allah&#8217;ı çok zikreden erkeklerle Allh&#8217;ı çok zikr eden kadınlar, işte bunlar için Allah çok büyük mağfiret ve mükafat hazırlamıştır.) Ayeti kerimeden açıkca anlaşılıyorki kadın ve erkeğin Allah katında cinsiyet farkından dolayı üstünlük yoktur. Insanların Allah katındaki üstünlükleri yalnızca takva ile mevcuttur. Kadın ve erkek Allah katında takva sahibi olup Allah katında üstünlük kazanmak için çokça Allah&#8217;a sığınmalı.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam toplumu üzerinde aile mukaddes bir kurumdur. Bu mukaddes kurum içinde erkeğin hakimiyeti esastır. Bu konuda birçok ayet ve hadis mevcuttur. Ayet ve hadisler bütün açıklığıyla gözümüzün önünde dururken malesef bugünkü medeni kanunumuzda&nbsp;&nbsp;erkeğin hakimiyetini kabul ederken ve erkeğini dinlerken ona vaad edilen cennet müjdesinin bilincinde olmalıdır. Bu müjdeye inanan kadın manevi bir huzur içindedir. Oysa biliyoruzki çağımızda mevcut olan hiç bir medeni kanun ve sistemlerin ölüm ötesi hayata dair söyleyebilecekleri ne bir sözleri nede bir vaadleri yoktur.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam düzeni dünya üzerinde beş temeli esas alır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;1.Dinin Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2.Neslin Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;3.Canın muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;4.Aklın Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;5.Malın Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam bu beş esasın korunmasında kadına fıtri yapısına uygun görevler verir. Eğer bir toplumda kadın Allah&#8217;ın Celle Celâluhu koyduğu kanunlarla yetiştirilirse ve islam hudutlarının kendisine verdiği haklar çerçevesinde cemiyet hayatında aktif rol alırsa (cennet annelerin ayakları altındadır) hadisi şerifine uygun bir anne olur. Aksi takdirde baş kaldıran, isyan eden, tağuti yönetimlerin tuzaklarına düzen bir kadın olursa, Resulullah efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurduğu (Benden sonra erkeklere kadından daha zararlı bir fitne bırakmadım) hadisi şerifinde kast edilen kadın tipi ortaya çıkar. Bu konuda yüce Alah şöyle buyuruyor &#8220;onlar hala cahiliyet hayatının hükümlerinimi arz ediyorlar. Iyi bilen bir toplum için hükmü Allah&#8217;tan güzel kim olabilir&#8221; (Ankebut süresi 49)<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yine Ankebut süresi 52. Ayeti kerimesinde yüce Allah Celle Celâluhu &#8220;Batıla inanıpta Allah&#8217;ın koyduğu kanununları ve hükümlerini inkar ederler işte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.&#8221; Yüce Allah Celle Celâluhu kadını ve erkeği yalnızca kendine kulluk etsinler diye yaratmıştır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hakimiyeti&nbsp;&nbsp;kayıtsız şartsız&nbsp;&nbsp;insan eline teslim eden bugünkü dünya sistemlerinde Allah&#8217;a Celle Celâluhu gerçek manada kulluğu nasıl başaracağımızı çok düşünmemiz lazım. Iyi bilmemiz lazımki dünya üzerin de Allah&#8217;ın nizamını kabul etmeyen bütün sistemler küfür düzenleridir. Allah Celle Celâluhu kitabı Kur&#8217;anda birçok kez bu konuda insanları uyarıyor. Yukarıda açıkladığımız ayetlerde bu konuda belirleyicidir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Müslüman hanımlar iyi bilmelidirlerki kendilerini, dinlerinden uzaklaştırıp, islam dışı güçlerin arf ve adetlerinin kucağına itenler, kadınları bir dünya metaı görenler ve meta olarak kullananlar, kıyamet gününde Allah&#8217;ın huzurunda hesaba çekildiğin zaman yanlarında olmıyacaklar. Dünya ve Ahiret hayatında huzura kavuşmak istiyorsak islama ve islamın koyduğu kanunlara sımsıkı sarılıp, islam düşmanı her türlü tağut sistemlerinin tuzaklarına düşmemeliyiz. Kadın erkek her insan kendi nefsini ancak kendi kurtarır. Yarın kıyamet günü hiç kimsenin kimseye fayda edemiyeceğini bilmeli bu bilinçli hareket etmeliyiz. (Cennet anaların ayağı altındadır) buyruğunu analık vasfının yüce duygularını unutup kendimizi cehennemlik yapmamalıyız.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bizleri yaratan Allah&#8217;tan korkarak, yasak ettiği cümle fiillerden uzak durmalıyız. Öyle bir imana sahip olmalıyızki, onun tadına hiç bir dünya nimetinde değil, kalbimizin derinliklerinde bulmalıyız.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islamda kadın ve aile üzerine söylenecek çok şey anlatacak çok kıssa vardır. Biz yazı dizimizi burada noktalayıp bizi müslüman olarak yarattığı için islamla hidayet ettiği için, yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar ediyoruz ve bizleri kendisine layık kul habibine layık ümmet etmesi için yalvarıyoruz.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Allah&#8217;ın selamı üzerinize olsun...<br />
<br />
<br />
<br />
Fatma DOĞRUL<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
Alıntı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Değerli okuyucularımız;<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yazı dizimizin bu bölümün de geçen sayıdaki yazımızın son kısmında mealen verdiğimiz ayeti kerimeyle başlıyoruz. Nisa süresi 34. Ayeti kerimede yüce Allah Celle Celâluhu şöyle buyuruyor. (Erkekler kadınlar üzerinde hakimdirler (aile reisidirler)&nbsp;&nbsp;iyi kadınlar Allah&#8217;a ve kocalarına itaat ederler) Bu ayeti kerimeden açıkça anlaşılıyorki erkeklerin fıtri yapılarına uygun olarak farklı görevleri vardır. Ayrıca ayrı fıtrat sahibi olan kadın ve erkeğin eşit olması mümkün değildir. Zira bu iki cinsinde ayrı ayrı görevleri vardır. Bu görevler Kur&#8217;an ve sünnetle ayrı ayrı ve açıkça belirtilmiştir. Kabiliyet ve güçlerine&nbsp;&nbsp;görevlendirilen bu iki ayrı cinsi, kadın ve erkeği eşit ilan etmek, güçlünün güçsüzü ezmesi manasına gelir. Nitekim günümüzde açık örnekleriyle gördüğümüz gibi eşitlik uğruna kadınların ne hallere düştükleri nasıl sefil ve perişan olduklarıdır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islama göre aile müessesesi içinde ve toplumun idaresinde erkeğin hakimiyeti mutlaktır. Yüce Rabbımız bu hakimiyeti hizmet esasına dayandırmıştır ve hiç bir şekilde güçlünün güçsüze, yani erkeğin kadına haksızlık etmesine onun üzerinde Allah&#8217;ın koyduğu hakla-rından başka hak ve vazife aramasına asla müsaade etmemiştir. Nisa süresinin 34. Ayeti kerimesini tefsir eden müfessirler şöyle açıklıyorlar.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;1.Yaradılışta erkek kadından daha kuvvetlidir ve güçlüdür. Zorluklara karşı daha dayanıklıdır. Iradesi kadından daha kuvvetlidir. Tetbiri temkini ve sabrı daha kuvvetlidir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2.Evlenirken mehir vermek, evlendikten sonra karısının ve doğacak çocuklarının tüm maddi ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef olduğu için aile reisliği kendine verilmiştir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam kurallarında kadının gerek evlenme esnasında gerekse evlendikten sonra hiçbir şekilde mali mesuliyeti üstlenmek gibi bir mecburiyeti yoktur. Burada kadının bu günkü durumuna dikkat çekmek istiyorum. Islam dışı dünya düzenleri erkekleri hem ailenin bütün ihtiyaçlarından sorumlu tutmuş, hemde hiç biryetki vermemiştir. Bu adaletsiz kurallarını gizleyebilmek için de kadın hakları adı altında propagandalar yapıp sömürgeci ve kapitalist sistemlerini&nbsp;&nbsp;devam ettirmek gayretiyle tüm güçlerini ortaya koymuşlardır. Islamda erkeklerin hakimiyeti ancak belirli haklar kapsamı içindedir. Bu konuda resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimiz şöyle buyuruyor:<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;(Müminlerin imanca en mükemmel olanı ahlaken en iyi olanıdır. En hayırlı olanıda kadınlarına karşı en hayırlı olanıdır.) Bu uyarı inanan erkekler için önemlidir. <br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam dini gerek aile içinde gerekse toplum hayatında iş bölümünü şart koşmuştur. Bu iş bölümünde şartları koyarken, kadın ve rekeğin fıtri yapısınıda göz önünde bulundurmuştur. Bu vazife taksimi her iki cins içinde mükemmel bir taksimdir. Yaşadığımız çağda aile müessesesinin ve dolayısıyla toplumların manevi çöküşü kadın ve erkeğin görevi olmayan işleri üstlenmesinden, tabiri caizse üstüne vazife olmıyan işlere kalkışma-sındandır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam vahy ile bildirilen bir nizamdır. Ilk insan ve ilk peygamber olan H.z Adem (a.s)&#8217;dan son peygamber Hz.Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadar aynı kaynaktan gelmiş tek bir ilahi nizamın devamıdır. Bundan dolayıdırki bu kesintisiz ilahi nizamı emirlerine eksiksiz uymak her mümin kadın ve rekekğin görevidir. Kur&#8217;an-ı Kerimden açık bir şekilde öğrendiğimize göre insanoğlu her dönemde nefsani arzularının peşine düşmek suretiyle ilahi emirleri her fırsatta terk etme eğilimine girmiştir. Yaşadığımız şu anki dünyada da önceki çağlarda olduğu gibi ilahi emirleri nefsani arzulara kurban etme isteği haddi aşmıştır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam kişilerin insafına terk edilmiş, çırpınıyor. Halbuki islam dünyayı kuşatan bir ilahi sistemdir. Yüce Allah Celle Celâluhu bu nizamda kadın ve erkeği kendi katında eşit tutmuş, ancak dünya nizamının intizamlı bir şekilde adalet üzere devam etmesi için kadın ve erkeğe fıtratlarına uygun görevler vermiştir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Burada, bazı islam düşmanlarının sıkça dile getirdiği, Kur&#8217;anda erkeklerden daha çok söz edilir, buda islamın kadına değer vermediğini gösterir iddiası aslen bir safsatadan başka birşey değildir. Bu iddianın nekadar saçma olduğunu Kur&#8217;anı iyice anlamaya çalıştığımızda açıkça anlarız. Nitekim yüce Allah Celle Celâluhu Ahzap süresi 35. Ayeti kerimede kadın ve erkeğe hitaben şöyle buyuror:(şüphesizki Allah&#8217;ın emirlerine boyun eğen erkeklerle Allah&#8217;ın emirlerine boyun eğen kadınlar, iman eden erkeklerle iman eden kadınlar, ibadete devam eden erkeklerle ibadete devam eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabr eden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi olan erkeklerle mutevazi olan kadınlar, sadaka veren erkeklerle&nbsp;&nbsp;sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkelerle oruç tutan kadınlar, gizli olan yerlerini haramdan koruyan erkeklerle gili olan yerlerini haramdan koruyan kadınlar, Allah&#8217;ı çok zikreden erkeklerle Allh&#8217;ı çok zikr eden kadınlar, işte bunlar için Allah çok büyük mağfiret ve mükafat hazırlamıştır.) Ayeti kerimeden açıkca anlaşılıyorki kadın ve erkeğin Allah katında cinsiyet farkından dolayı üstünlük yoktur. Insanların Allah katındaki üstünlükleri yalnızca takva ile mevcuttur. Kadın ve erkek Allah katında takva sahibi olup Allah katında üstünlük kazanmak için çokça Allah&#8217;a sığınmalı.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam toplumu üzerinde aile mukaddes bir kurumdur. Bu mukaddes kurum içinde erkeğin hakimiyeti esastır. Bu konuda birçok ayet ve hadis mevcuttur. Ayet ve hadisler bütün açıklığıyla gözümüzün önünde dururken malesef bugünkü medeni kanunumuzda&nbsp;&nbsp;erkeğin hakimiyetini kabul ederken ve erkeğini dinlerken ona vaad edilen cennet müjdesinin bilincinde olmalıdır. Bu müjdeye inanan kadın manevi bir huzur içindedir. Oysa biliyoruzki çağımızda mevcut olan hiç bir medeni kanun ve sistemlerin ölüm ötesi hayata dair söyleyebilecekleri ne bir sözleri nede bir vaadleri yoktur.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam düzeni dünya üzerinde beş temeli esas alır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;1.Dinin Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2.Neslin Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;3.Canın muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;4.Aklın Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;5.Malın Muhafazası<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islam bu beş esasın korunmasında kadına fıtri yapısına uygun görevler verir. Eğer bir toplumda kadın Allah&#8217;ın Celle Celâluhu koyduğu kanunlarla yetiştirilirse ve islam hudutlarının kendisine verdiği haklar çerçevesinde cemiyet hayatında aktif rol alırsa (cennet annelerin ayakları altındadır) hadisi şerifine uygun bir anne olur. Aksi takdirde baş kaldıran, isyan eden, tağuti yönetimlerin tuzaklarına düzen bir kadın olursa, Resulullah efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurduğu (Benden sonra erkeklere kadından daha zararlı bir fitne bırakmadım) hadisi şerifinde kast edilen kadın tipi ortaya çıkar. Bu konuda yüce Alah şöyle buyuruyor &#8220;onlar hala cahiliyet hayatının hükümlerinimi arz ediyorlar. Iyi bilen bir toplum için hükmü Allah&#8217;tan güzel kim olabilir&#8221; (Ankebut süresi 49)<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yine Ankebut süresi 52. Ayeti kerimesinde yüce Allah Celle Celâluhu &#8220;Batıla inanıpta Allah&#8217;ın koyduğu kanununları ve hükümlerini inkar ederler işte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.&#8221; Yüce Allah Celle Celâluhu kadını ve erkeği yalnızca kendine kulluk etsinler diye yaratmıştır.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hakimiyeti&nbsp;&nbsp;kayıtsız şartsız&nbsp;&nbsp;insan eline teslim eden bugünkü dünya sistemlerinde Allah&#8217;a Celle Celâluhu gerçek manada kulluğu nasıl başaracağımızı çok düşünmemiz lazım. Iyi bilmemiz lazımki dünya üzerin de Allah&#8217;ın nizamını kabul etmeyen bütün sistemler küfür düzenleridir. Allah Celle Celâluhu kitabı Kur&#8217;anda birçok kez bu konuda insanları uyarıyor. Yukarıda açıkladığımız ayetlerde bu konuda belirleyicidir.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Müslüman hanımlar iyi bilmelidirlerki kendilerini, dinlerinden uzaklaştırıp, islam dışı güçlerin arf ve adetlerinin kucağına itenler, kadınları bir dünya metaı görenler ve meta olarak kullananlar, kıyamet gününde Allah&#8217;ın huzurunda hesaba çekildiğin zaman yanlarında olmıyacaklar. Dünya ve Ahiret hayatında huzura kavuşmak istiyorsak islama ve islamın koyduğu kanunlara sımsıkı sarılıp, islam düşmanı her türlü tağut sistemlerinin tuzaklarına düşmemeliyiz. Kadın erkek her insan kendi nefsini ancak kendi kurtarır. Yarın kıyamet günü hiç kimsenin kimseye fayda edemiyeceğini bilmeli bu bilinçli hareket etmeliyiz. (Cennet anaların ayağı altındadır) buyruğunu analık vasfının yüce duygularını unutup kendimizi cehennemlik yapmamalıyız.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bizleri yaratan Allah&#8217;tan korkarak, yasak ettiği cümle fiillerden uzak durmalıyız. Öyle bir imana sahip olmalıyızki, onun tadına hiç bir dünya nimetinde değil, kalbimizin derinliklerinde bulmalıyız.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Islamda kadın ve aile üzerine söylenecek çok şey anlatacak çok kıssa vardır. Biz yazı dizimizi burada noktalayıp bizi müslüman olarak yarattığı için islamla hidayet ettiği için, yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar ediyoruz ve bizleri kendisine layık kul habibine layık ümmet etmesi için yalvarıyoruz.<br />
<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Allah&#8217;ın selamı üzerinize olsun...<br />
<br />
<br />
<br />
Fatma DOĞRUL<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
Alıntı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeğin hanımı üzerindeki hakları ...]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3914</link>
			<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 00:11:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3914</guid>
			<description><![CDATA[Erkeğin hanımı üzerinde hakkı daha çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<br />
(Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]<br />
<br />
(Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse, Cennete girer.) [İbni Hibban]<br />
<br />
(Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]<br />
<br />
(Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmeyen, Allahü teâlânın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir&#8217;a]<br />
<br />
(Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]<br />
<br />
(Kocası çağırdığı halde yatağa gelmeyen kadına melekler sabaha kadar lanet eder.) [Buhari]<br />
<br />
(Kadının üzerinde en büyük hak sahibi kocasıdır, erkeğin de anasıdır.) [Hakim]<br />
<br />
(İzinsiz evden çıkan kadına, kocası razı oluncaya kadar, güneşin ve ayın üzerine doğduğu her şey lanet eder.) [Deylemi]<br />
<br />
(Kadın, kocasının hakkını ödemedikçe, Allahü teâlânın hakkını ödemiş olmaz.) [Taberani]<br />
<br />
Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:<br />
<br />
(Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir&#8217;a] <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Erkeğin Eşi Üzerindeki Hakları<br />
<br />
<br />
1. Gizlide ve açıkta kadının, kocasının namusunu koruması.<br />
<br />
2. Kocasının malını onun akrabasına bile vermeyerek muhafaza etmesi.<br />
Kocasının tasarruf izni verdiği durumlarda serbesttir.<br />
<br />
3. Evlatlarını terbiye etmesi.<br />
Baş edemediği durumlarda babalarına şikâyet edebilir.<br />
<br />
4. Kocasının rızası olmaksızın kendi akrabalarını dahi evine sokmaması.<br />
<br />
5. &#8211;Zaruret olmadıkça- kocasının izni olmadan evinden çıkmaması.<br />
<br />
6. &#8211;Allah&#8217;a isyan olmayan yerlerde- kocasına itaat etmesi.<br />
<br />
7. Gebelik ve emzirme vazifesinde sabır ve tahammül göstermesi<br />
<br />
8. Kocasıın gizli sırlarını kimseye ifşa etmemesi.<br />
<br />
9. Kocasının gazabını tahrik edici davranışlar sergileyerek onu kızdırmaması.<br />
<br />
10. Kocası eve geldiğinde güleryüzle karşılaması ve uğurlarken de aynı şekilde güleryüzle uğurlaması.<br />
<br />
11. Kocasına gücünün üstünde ve kaldıramıyacağı, yapamayacağı teklif ve isteklerde bulunmaması.<br />
Erkeğin de hanımının emsâline göre, hanımına bakması ve bu hususta adaletli davranması gerekir. Bu çok mühimdir!<br />
<br />
12. Kocasının ana ve babasına saygılı davranması.<br />
Ancak, kadının onlara hizmet etmek mecburiyeti yoktur. Yaparsa fazilettir.<br />
<br />
13. Kocasının hoşuna gitmeyen söz ve davranışlardan sakınması.<br />
<br />
14. Kocasının ilişki davetine &#8211;meşrû özürler dışında- mutlaka icabet etmesidir.<br />
<br />
Kadın bu sayılanlara uymakla yükümlüdür. Hakkıyla ifa ederse kâmile ve fâzile kadın olur. Bunların yanında, dünya işlerinde de becerikli olursa, dünya ve âhiret için kocasının mutluluğunu sağlamış olacaktır. Böyle örnek bir kadına, kocasının da hüsn-ü muaşeretle davranması FARZDIR!<br />
<br />
Kocanın hakkı, ana baba haklarından da daha önemlidir. Farz ve vaciplerde kadın Allah&#8217;ın hükümlerine, nafile ibadetlerde de kocasının hakkına riayet eder. Bunu yapması, kendisi için nafile ibadet yapmasından daha üstündür.<br />
<br />
<br />
<br />
+ <br />
Kadının Kocası Üzerindeki Hakları<br />
<br />
<br />
1. Erkek, eşinin dil uzatmasına sabır ve tahammülle karşılık vermelidir.<br />
<br />
2. Onu doğru yola irşâd etmelidir.<br />
<br />
3. Helâl lokma yedirmelidir.<br />
<br />
4. Çocukların terbiyesinde ona yardımcı olmalıdır.<br />
Bütün bunlar, erkeğe FARZ kılınmıştır!<br />
<br />
5. Eşi, kendisinin hoşuna gitmeyen bir davranış sergilerse, hatalarına göz yumması gerekir.<br />
Bu konu da temel haklardandır!<br />
<br />
6. Hayız ve hamilelik dönemlerinde &#8211;imkânlar ölçüsünde- onu yormamaya ve istirahatini sağlamaya çalışmasıdır.<br />
<br />
7. Eşinin sırlarını saklamalıdır.<br />
Bu vazife iki tarafa da farzdır.<br />
<br />
8. Hanımı dindar ve saliha bir kadın ise, -bunun hürmetine- hata ve beceriksizliklerini af etmelidir.<br />
<br />
9. Eşinin ufak tefek ölçülerdeki huysuzluklarına tahammül göstermelidir.<br />
<br />
10. Ona sövmemeli, onu kınamamalı, kusurlarını yüzüne karşı saymamalıdır.<br />
Hakaret bile etmemelidir.<br />
<br />
11. Eşine latifeler söylemeli, her şeyin güzelini konuşmalıdır.<br />
<br />
12. Ona dîni gerekli bilgileri, bilhassa farz ve vacipleri öğretmelidir.<br />
<br />
13. -Eşinin ilişki davetine icabet mecburiyeti olmamakla birlikte- davete icabet ettiği zamanlarda hakkını tam olarak vermelidir.<br />
Aslında, aile huzursuzluk ve geçimsizliklerinin temelinde bu konudaki ihmal ve tatminsizlik büyük rol oynamaktadır.<br />
<br />
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: &#8220;Beş vakit namazını kılan, farz orucunu tutan, örtünen ve kocasına itaat eden kadın, Cennet&#8217;e girmiştir.&#8221; buyurdu. Dikkat edilsin &#8220;Girecek&#8221; denmedi; &#8220;Girmiştir&#8221; buyuruldu. Böyle bir kadın şehitlerin sevabını alır. Böyle bir kadına hüsn-ü muaşeretle, adalet, anlayış ve merhametle davranmayan erkek uzun kulaklıdır ve kafası ancak şapkaya yarar!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkeğin hanımı üzerinde hakkı daha çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<br />
(Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]<br />
<br />
(Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse, Cennete girer.) [İbni Hibban]<br />
<br />
(Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]<br />
<br />
(Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmeyen, Allahü teâlânın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir&#8217;a]<br />
<br />
(Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]<br />
<br />
(Kocası çağırdığı halde yatağa gelmeyen kadına melekler sabaha kadar lanet eder.) [Buhari]<br />
<br />
(Kadının üzerinde en büyük hak sahibi kocasıdır, erkeğin de anasıdır.) [Hakim]<br />
<br />
(İzinsiz evden çıkan kadına, kocası razı oluncaya kadar, güneşin ve ayın üzerine doğduğu her şey lanet eder.) [Deylemi]<br />
<br />
(Kadın, kocasının hakkını ödemedikçe, Allahü teâlânın hakkını ödemiş olmaz.) [Taberani]<br />
<br />
Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:<br />
<br />
(Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir&#8217;a] <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Erkeğin Eşi Üzerindeki Hakları<br />
<br />
<br />
1. Gizlide ve açıkta kadının, kocasının namusunu koruması.<br />
<br />
2. Kocasının malını onun akrabasına bile vermeyerek muhafaza etmesi.<br />
Kocasının tasarruf izni verdiği durumlarda serbesttir.<br />
<br />
3. Evlatlarını terbiye etmesi.<br />
Baş edemediği durumlarda babalarına şikâyet edebilir.<br />
<br />
4. Kocasının rızası olmaksızın kendi akrabalarını dahi evine sokmaması.<br />
<br />
5. &#8211;Zaruret olmadıkça- kocasının izni olmadan evinden çıkmaması.<br />
<br />
6. &#8211;Allah&#8217;a isyan olmayan yerlerde- kocasına itaat etmesi.<br />
<br />
7. Gebelik ve emzirme vazifesinde sabır ve tahammül göstermesi<br />
<br />
8. Kocasıın gizli sırlarını kimseye ifşa etmemesi.<br />
<br />
9. Kocasının gazabını tahrik edici davranışlar sergileyerek onu kızdırmaması.<br />
<br />
10. Kocası eve geldiğinde güleryüzle karşılaması ve uğurlarken de aynı şekilde güleryüzle uğurlaması.<br />
<br />
11. Kocasına gücünün üstünde ve kaldıramıyacağı, yapamayacağı teklif ve isteklerde bulunmaması.<br />
Erkeğin de hanımının emsâline göre, hanımına bakması ve bu hususta adaletli davranması gerekir. Bu çok mühimdir!<br />
<br />
12. Kocasının ana ve babasına saygılı davranması.<br />
Ancak, kadının onlara hizmet etmek mecburiyeti yoktur. Yaparsa fazilettir.<br />
<br />
13. Kocasının hoşuna gitmeyen söz ve davranışlardan sakınması.<br />
<br />
14. Kocasının ilişki davetine &#8211;meşrû özürler dışında- mutlaka icabet etmesidir.<br />
<br />
Kadın bu sayılanlara uymakla yükümlüdür. Hakkıyla ifa ederse kâmile ve fâzile kadın olur. Bunların yanında, dünya işlerinde de becerikli olursa, dünya ve âhiret için kocasının mutluluğunu sağlamış olacaktır. Böyle örnek bir kadına, kocasının da hüsn-ü muaşeretle davranması FARZDIR!<br />
<br />
Kocanın hakkı, ana baba haklarından da daha önemlidir. Farz ve vaciplerde kadın Allah&#8217;ın hükümlerine, nafile ibadetlerde de kocasının hakkına riayet eder. Bunu yapması, kendisi için nafile ibadet yapmasından daha üstündür.<br />
<br />
<br />
<br />
+ <br />
Kadının Kocası Üzerindeki Hakları<br />
<br />
<br />
1. Erkek, eşinin dil uzatmasına sabır ve tahammülle karşılık vermelidir.<br />
<br />
2. Onu doğru yola irşâd etmelidir.<br />
<br />
3. Helâl lokma yedirmelidir.<br />
<br />
4. Çocukların terbiyesinde ona yardımcı olmalıdır.<br />
Bütün bunlar, erkeğe FARZ kılınmıştır!<br />
<br />
5. Eşi, kendisinin hoşuna gitmeyen bir davranış sergilerse, hatalarına göz yumması gerekir.<br />
Bu konu da temel haklardandır!<br />
<br />
6. Hayız ve hamilelik dönemlerinde &#8211;imkânlar ölçüsünde- onu yormamaya ve istirahatini sağlamaya çalışmasıdır.<br />
<br />
7. Eşinin sırlarını saklamalıdır.<br />
Bu vazife iki tarafa da farzdır.<br />
<br />
8. Hanımı dindar ve saliha bir kadın ise, -bunun hürmetine- hata ve beceriksizliklerini af etmelidir.<br />
<br />
9. Eşinin ufak tefek ölçülerdeki huysuzluklarına tahammül göstermelidir.<br />
<br />
10. Ona sövmemeli, onu kınamamalı, kusurlarını yüzüne karşı saymamalıdır.<br />
Hakaret bile etmemelidir.<br />
<br />
11. Eşine latifeler söylemeli, her şeyin güzelini konuşmalıdır.<br />
<br />
12. Ona dîni gerekli bilgileri, bilhassa farz ve vacipleri öğretmelidir.<br />
<br />
13. -Eşinin ilişki davetine icabet mecburiyeti olmamakla birlikte- davete icabet ettiği zamanlarda hakkını tam olarak vermelidir.<br />
Aslında, aile huzursuzluk ve geçimsizliklerinin temelinde bu konudaki ihmal ve tatminsizlik büyük rol oynamaktadır.<br />
<br />
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: &#8220;Beş vakit namazını kılan, farz orucunu tutan, örtünen ve kocasına itaat eden kadın, Cennet&#8217;e girmiştir.&#8221; buyurdu. Dikkat edilsin &#8220;Girecek&#8221; denmedi; &#8220;Girmiştir&#8221; buyuruldu. Böyle bir kadın şehitlerin sevabını alır. Böyle bir kadına hüsn-ü muaşeretle, adalet, anlayış ve merhametle davranmayan erkek uzun kulaklıdır ve kafası ancak şapkaya yarar!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muhteşem Bir Sevgi İletişimi: Namaz]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3913</link>
			<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 14:27:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3913</guid>
			<description><![CDATA[Namaz, Rabbimizle kurduğumuz en güçlü sevgi iletişimidir. Huzurunda huzur bulduğumuz, Yüceler Yücesi&#8217;ni ancak namazda bütün varlığımızla hissederiz; varlığında varlık buluruz. <br />
<br />
Başlangıç tekbiriyle ellerimizi kaldırıp her şeyi geriye, arkaya, ikinci plana atarız. Birliğinde dirlik ve dirilik buluruz. Güzel isim ve sıfatlarıyla kuşatılırız; üzerinde durduğumuz seccade kanatlanır ve bizi ötelere, ötelerin ötesine götürür. Bir nur ve huzur iklimine taşınırız. İmanımız güçlenir, derinleşir, mânevî lezzetini ruhumuza daha çok tattırır. Miraç hediyesi namaz, böylece bizim de miracımız olur. <br />
<br />
Namaz, kulluk davetine icabette sorumluluğumuzu hissetmektir, <br />
<br />
 Sözümde duruyorum, Sen benim Rabbimsin ve huzurundayım.&#8221; diyerek isbât-ı vücut etmektir. Bu sebeple, en derin ve anlamlı kulluktur namaz. Kimin huzurunda durduğumuzu bilerek varılır hakikatine. Hiç kimseye yapılmayanlar yapılır Cenâb-ı Hakk&#8217;a. Böylece O&#8217;nun eşsizliği, tekliği, birliği, beş vakit namazla fiilen ilan edilmiş olur. <br />
<br />
İnsan zayıf, sonlu ve sınırlı bir varlıktır. Kudreti sonsuz olanın huzurunda, O&#8217;ndan başka her şeyi unutarak durur, en derin saygıyla eğilir ve sonra da, koyar varlığının en kıymetli uzvunu yerlere. Böylece, kime secde ettiğini bilerek gerçek namaza ulaşmaya çalışır. Bu, sadece bedenin değil, rûhun da secdesidir. Böyle olduğu içindir ki, nefsâniyet bütünüyle serilir yerlere, benliğin burnu sürtülür, gurur sürgün edilir. Bu hâli yaşayan kul, kendi kişiliğinin farkına varır, sahibine, mâlikine, yaratıcısına teslim olmanın, varlığında ebedî bir varlık bulmanın saadetine erer. <br />
Necip Fazıl rahmetli, &#8220;Namaz kılabildiğiniz için de namaz kılın, secde edebildiğiniz için de şükür secdesi yapın.&#8221; derdi. <br />
Öyle bir namaz kıl ki hiç bitmesin. Âşıka beş vakit yetmez, beş yüz bin vakit arzu eder. Zira namaz, Sevgililer Sevgilisi olan yüce Yaratıcıya vuslattır.<br />
<br />
Gerçek âşık, vuslatın bitmesini ister mi?&#8221;<br />
<br />
<br />
Vehbi Vakkasoğlu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Namaz, Rabbimizle kurduğumuz en güçlü sevgi iletişimidir. Huzurunda huzur bulduğumuz, Yüceler Yücesi&#8217;ni ancak namazda bütün varlığımızla hissederiz; varlığında varlık buluruz. <br />
<br />
Başlangıç tekbiriyle ellerimizi kaldırıp her şeyi geriye, arkaya, ikinci plana atarız. Birliğinde dirlik ve dirilik buluruz. Güzel isim ve sıfatlarıyla kuşatılırız; üzerinde durduğumuz seccade kanatlanır ve bizi ötelere, ötelerin ötesine götürür. Bir nur ve huzur iklimine taşınırız. İmanımız güçlenir, derinleşir, mânevî lezzetini ruhumuza daha çok tattırır. Miraç hediyesi namaz, böylece bizim de miracımız olur. <br />
<br />
Namaz, kulluk davetine icabette sorumluluğumuzu hissetmektir, <br />
<br />
 Sözümde duruyorum, Sen benim Rabbimsin ve huzurundayım.&#8221; diyerek isbât-ı vücut etmektir. Bu sebeple, en derin ve anlamlı kulluktur namaz. Kimin huzurunda durduğumuzu bilerek varılır hakikatine. Hiç kimseye yapılmayanlar yapılır Cenâb-ı Hakk&#8217;a. Böylece O&#8217;nun eşsizliği, tekliği, birliği, beş vakit namazla fiilen ilan edilmiş olur. <br />
<br />
İnsan zayıf, sonlu ve sınırlı bir varlıktır. Kudreti sonsuz olanın huzurunda, O&#8217;ndan başka her şeyi unutarak durur, en derin saygıyla eğilir ve sonra da, koyar varlığının en kıymetli uzvunu yerlere. Böylece, kime secde ettiğini bilerek gerçek namaza ulaşmaya çalışır. Bu, sadece bedenin değil, rûhun da secdesidir. Böyle olduğu içindir ki, nefsâniyet bütünüyle serilir yerlere, benliğin burnu sürtülür, gurur sürgün edilir. Bu hâli yaşayan kul, kendi kişiliğinin farkına varır, sahibine, mâlikine, yaratıcısına teslim olmanın, varlığında ebedî bir varlık bulmanın saadetine erer. <br />
Necip Fazıl rahmetli, &#8220;Namaz kılabildiğiniz için de namaz kılın, secde edebildiğiniz için de şükür secdesi yapın.&#8221; derdi. <br />
Öyle bir namaz kıl ki hiç bitmesin. Âşıka beş vakit yetmez, beş yüz bin vakit arzu eder. Zira namaz, Sevgililer Sevgilisi olan yüce Yaratıcıya vuslattır.<br />
<br />
Gerçek âşık, vuslatın bitmesini ister mi?&#8221;<br />
<br />
<br />
Vehbi Vakkasoğlu]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ask ve secde...]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3912</link>
			<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 14:19:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3912</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Bir gül ekin, <br />
<br />
Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü. <br />
<br />
Bir sevda tutun, <br />
<br />
Ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanizi. <br />
<br />
Bir hayal kurun, <br />
<br />
Mutluluk vadisinde, gül bahçesinde, sevgi sehrinde, insanlara huzur saçan, mutluluk yayan, insanlarin kalbinden hüznü alip yerine sevdayi, sevgiyi, aski, Allah askini yerlestiren bir yerin hayalini kurun&#8230; <br />
<br />
Bunlar hayal ama mutluluk uzakta degil ki&#8230; <br />
<br />
Ask, sevda uzakta degil ki&#8230; <br />
<br />
Kapatin kalbinizi madde alemine, açin gönlünüzü mana alemine, çikin seyahate&#8230; <br />
<br />
Ama bu seyahat madden uzak, gül bahçesinde, sevda mahallesi, ask sokagi, <br />
<br />
namazgah hani, seccade döseginde gözyaslariyla islanan seccadenizin üstünde&#8230; <br />
<br />
Ötelere adim atin, çirpin kanatlarinizi, uçun göklere, varin semalara, tanisin peygamberlerle, uzanin göklere yaklasin cennete, girin Sidret-ül Münteha'ya, hani Me&#8217;va cennetinin yaninda, için orda gözyaslariyla doldurdugunuz mana sütünü, iste bakin sevgiliniz tam karsinizda, sizlerin selamini bekliyor mukabele etmek için. <br />
<br />
Sahitler de hazir sizlere taniklik etmek için. <br />
<br />
Daha ne beklersiniz iste geldiniz Kab-i Kavseyne hadi, simdi iste alin seccadenizi; <br />
<br />
Açin kalbinizi, dökün gözyaslarinizi, varin sevgilinizin yanina, sevgilinize yalvarin, yakarin affinizi ve affimizi isteyin. <br />
<br />
Sevgililer naziktirler bir sey istendigi zaman geri çevirmezler. <br />
<br />
Hadi sunun dualarinizi, göz pinarlarinizdan ayrilan mana sütünün, <br />
<br />
mana aleminde ki yükselisinizin yaninda&#8230; <br />
<br />
Daha ne beklersiniz iste sevgili bizleri bekliyor&#8230; <br />
<br />
Evet, simdi iste yalvariyorum ve yalvaracagim <br />
<br />
Ey benim sevgilim, Rabbim yalniz sana yalvarir ve yalniz senden dilenirim&#8230; <br />
<br />
Sana mana kasesini gözyaslariyla doldurmaya çalisan asiklarinin yüzsuyu hürmetine bizlere senin sevgini, senin askini tatmak ve bu tatla son nefesimize kadar yasamak ve senin askinla senin huzuruna varmak nasip eyle&#8230; <br />
<br />
Amin... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Bir gül ekin, <br />
<br />
Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü. <br />
<br />
Bir sevda tutun, <br />
<br />
Ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanizi. <br />
<br />
Bir hayal kurun, <br />
<br />
Mutluluk vadisinde, gül bahçesinde, sevgi sehrinde, insanlara huzur saçan, mutluluk yayan, insanlarin kalbinden hüznü alip yerine sevdayi, sevgiyi, aski, Allah askini yerlestiren bir yerin hayalini kurun&#8230; <br />
<br />
Bunlar hayal ama mutluluk uzakta degil ki&#8230; <br />
<br />
Ask, sevda uzakta degil ki&#8230; <br />
<br />
Kapatin kalbinizi madde alemine, açin gönlünüzü mana alemine, çikin seyahate&#8230; <br />
<br />
Ama bu seyahat madden uzak, gül bahçesinde, sevda mahallesi, ask sokagi, <br />
<br />
namazgah hani, seccade döseginde gözyaslariyla islanan seccadenizin üstünde&#8230; <br />
<br />
Ötelere adim atin, çirpin kanatlarinizi, uçun göklere, varin semalara, tanisin peygamberlerle, uzanin göklere yaklasin cennete, girin Sidret-ül Münteha'ya, hani Me&#8217;va cennetinin yaninda, için orda gözyaslariyla doldurdugunuz mana sütünü, iste bakin sevgiliniz tam karsinizda, sizlerin selamini bekliyor mukabele etmek için. <br />
<br />
Sahitler de hazir sizlere taniklik etmek için. <br />
<br />
Daha ne beklersiniz iste geldiniz Kab-i Kavseyne hadi, simdi iste alin seccadenizi; <br />
<br />
Açin kalbinizi, dökün gözyaslarinizi, varin sevgilinizin yanina, sevgilinize yalvarin, yakarin affinizi ve affimizi isteyin. <br />
<br />
Sevgililer naziktirler bir sey istendigi zaman geri çevirmezler. <br />
<br />
Hadi sunun dualarinizi, göz pinarlarinizdan ayrilan mana sütünün, <br />
<br />
mana aleminde ki yükselisinizin yaninda&#8230; <br />
<br />
Daha ne beklersiniz iste sevgili bizleri bekliyor&#8230; <br />
<br />
Evet, simdi iste yalvariyorum ve yalvaracagim <br />
<br />
Ey benim sevgilim, Rabbim yalniz sana yalvarir ve yalniz senden dilenirim&#8230; <br />
<br />
Sana mana kasesini gözyaslariyla doldurmaya çalisan asiklarinin yüzsuyu hürmetine bizlere senin sevgini, senin askini tatmak ve bu tatla son nefesimize kadar yasamak ve senin askinla senin huzuruna varmak nasip eyle&#8230; <br />
<br />
Amin... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadir Gecesinde En Kısa ve Etkili Dua]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3911</link>
			<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 00:25:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3911</guid>
			<description><![CDATA[Kadir Gecesinin Kadr'ini bilenlerden olmanız duası ile Geceniz mübarek olsun.<br />
Lütfen her kardeş bütün kardeşlere bu gece dua etsin. Çünki kabul olan dualardan biri de bir mü'minin kardeşine gıyabında yaptığı duadır.<br />
<br />
ALLAHIM SEN AFFEDİCİSİN, AF ETMEYİ SEVERSİN, BÜTÜN MÜ'MİNLERİ AF EYLE.<br />
-Kadir Gecesinde En Kısa ve Etkili Dua-<br />
<br />
Peygamber Efendimiz (s.a.v), Kadir gecesinin ramazan ayının son on gününde ve 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tekli gecelerde aranması tavsiyesinde bulunur. <br />
Ülkemizde Kadir gecesini Ramazan ayının 27. gecesi ihya etmek adeta gelenekselleşmişse de, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen ama Ramazan ayı içinde gizlenen bu mübarek geceyi kaçırmamak için, bu geceye mahsus yapılması tavsiye edilen kısa ama oldukça hoş duayı bugün sizlerle paylaşmak istiyorum.<br />
Ola ki, Ramazan ayının kalan gecelerinden birinde Kadir gecesine denk gelinmiş olursa, bu kısa ama etkin dua sayesinde bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen gece atlanmamış ve boşa geçirilmemiş olur.<br />
Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor:<br />
- Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi&#8217;ne erişirsem ne şekilde dua edeyim? <br />
Resulu Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:<br />
- Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle. (Allahümme inneke afüvvün kerîmün, tuhibbül afve fa&#8217;fü anni) Tirmizî, Daavât 84. <br />
Ne kadar hoş, ne kadar zarif, ne kadar kısa ve etkili bir dua.<br />
İsterseniz tekrar okuyalım: &#8220;Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.&#8221;<br />
İnanarak ve sevabını Allah&#8217;tan umarak Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahlarının affolacağı müjdesi hadis-i şeriflerde yer almaktadır. El hak, Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam söylüyorsa doğrudur. İnanarak ve sevabını Allah&#8217;tan umarak Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahları affolacaktır.<br />
Öyleyse gelin, bu güzel duayı ramazanın şu son günlerinde dilimizden düşürmeyelim: &#8220;Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.&#8221;<br />
Oruç tutmak, Allah&#8217;ın varlığını hissetmektir...<br />
Hayatın içinde ve insanlarla sürekli haşir neşir bir şekilde olmak, yazarlıkla iştigal eden insanlara zengin bir malzeme sağlar.<br />
Nitekim son yıllarda seyirciyi ekran karşısına bağlayan iyi işler çıkaran sanatçı Yılmaz Erdoğan, ilk yazarlığa başladığı yıllarda hayatın içinden ilginç hikayeler yakaladığını ve bundan yararlandığını anlatır. Bu konudaki avantajını da şu şekilde dile getirir: "O zamanlar meşhur değildim. Çok rahattım hayatın içinde. Kafelere gider, etrafımda oturanlara, evli çiftlere, karşılıklı oturmuş hasbihal edenlere kulak kabartarak yazardım metinleri. 'Acaba ne diyorlar, ne konuşuyorlar?' Çünkü o diyaloğu uydurmak, ancak gerçeğini bilmekle mümkündür. Bazen uydurmak derin bir meseledir" der.<br />
Bu örneği şunun için aktardım.<br />
Ramazandan bir gün önceydi. Haber7 editörü Yaşar İliksiz Bey ile bir cafede oturup hasbihal ettikten sonra, İstanbul&#8217;un Anadolu yakasına geçmek üzere metrobüse binmiştim.<br />
Arkamda dikilen delikanlı telefonla konuşuyordu. Kız arkadaşı kendisine epey zamandır ulaşamamış olacak ki, delikanlı kendisini savunmaya çalışıyordu. &#8220;Kızım, anlamıyor musun, akşam ramazan başlıyor. İçmeden bir ay nasıl duracağım ben. Kaç gündür barlardayım. Ramazan için stok yapıyorum ki, bayrama kadar idare edebileyim&#8221; diyordu.<br />
Delikanlının sözleri zihnimde, her ramazan ayı geldiğinde bir noktanın altını ısrarla çizen Hekimoğlu İsmail Bey&#8217;in dediklerini hatırlattı.<br />
Hekimoğlu İsmail yıllarca, bu mübarek ayda meyhanelerin, kumarhanelerin, genelevlerin, içkili lokantaların çoğunun kapandığını ve çalışmadığını, sanatçıların bu ayda sahne almadıklarını dile getirdi. Bu insanların günahkar bile olsalar Müslüman olduklarını ifade etti. Bu meslek sahiplerinin Ramazan ayına gösterdikleri saygıdan hareketle, bu davranışlarının mükafatını ahirette alacaklarını ifade etti.<br />
Toplumun hangi kesiminden olursa olsun, ramazanda insanların oruç tutma davranışını sadece geleneksel alışkanlıklarla izah etmek asla yeterli kalmaz. Kim Ağustos sıcağında dili damağı kurumuşken, hemen dibinde de su bulunuyorken, sırf gelenekler böyle diye su içmekten imtina eder ki? İftar saati gelmediği için önlerindeki nefis yemeklere el uzatmayan ve sabırla bekleyen tüm insanlar, yüreklerinde Allah&#8217;ın varlığını derinden hissediyorlar.<br />
Oruç, insanların Allah ile olan irtibatlarını test açısından hakikaten ilginç bir ibadet. Bir ortamda yalnızsınız ve iftar saati gelmedi diye önünüzdeki yemeklere el uzatmıyorsunuz? Allah inancından başka insanı ne frenleyebilir ki?<br />
Bu tablo, Hadis-i Kutsi&#8217;de ifade edilen, &#8220;Oruç, benim rızam için tutulur, onun mükafatını ben vereceğim&#8221; beyanındaki hikmeti anlamımızı kolaylaştırmaktadır. Hakikaten oruç, Allah ile kul arasındaki çok özel bir iletişim biçimidir.<br />
&#8216;Ramazanda bir ay içmeyeceğim, onun için şimdiden stok yapıyorum&#8217; diyen delikanlının ramazan ayına mahsus gösterdiği bazı alışkanlıklarından vazgeçme fedakarlığı bence önemsenmelidir. Hayatında ramazan ayı öncesine göre hiçbir değişiklik olmayanlara göre daha önemli bir mesafedir bu...<br />
Eğer bu davranışlar Kadir gecesine denk gelişle taçlandırılabilirse ve bu geceye özel dua olan &#8220;Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle&#8221; şeklindeki niyaz ile rahmet kapısı çalınabilirse, rızaya uygun maksat hasıl olmuş olacaktır.<br />
Prof. Dr. Osman ÖZSOY Haber 7]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kadir Gecesinin Kadr'ini bilenlerden olmanız duası ile Geceniz mübarek olsun.<br />
Lütfen her kardeş bütün kardeşlere bu gece dua etsin. Çünki kabul olan dualardan biri de bir mü'minin kardeşine gıyabında yaptığı duadır.<br />
<br />
ALLAHIM SEN AFFEDİCİSİN, AF ETMEYİ SEVERSİN, BÜTÜN MÜ'MİNLERİ AF EYLE.<br />
-Kadir Gecesinde En Kısa ve Etkili Dua-<br />
<br />
Peygamber Efendimiz (s.a.v), Kadir gecesinin ramazan ayının son on gününde ve 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tekli gecelerde aranması tavsiyesinde bulunur. <br />
Ülkemizde Kadir gecesini Ramazan ayının 27. gecesi ihya etmek adeta gelenekselleşmişse de, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen ama Ramazan ayı içinde gizlenen bu mübarek geceyi kaçırmamak için, bu geceye mahsus yapılması tavsiye edilen kısa ama oldukça hoş duayı bugün sizlerle paylaşmak istiyorum.<br />
Ola ki, Ramazan ayının kalan gecelerinden birinde Kadir gecesine denk gelinmiş olursa, bu kısa ama etkin dua sayesinde bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen gece atlanmamış ve boşa geçirilmemiş olur.<br />
Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor:<br />
- Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi&#8217;ne erişirsem ne şekilde dua edeyim? <br />
Resulu Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:<br />
- Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle. (Allahümme inneke afüvvün kerîmün, tuhibbül afve fa&#8217;fü anni) Tirmizî, Daavât 84. <br />
Ne kadar hoş, ne kadar zarif, ne kadar kısa ve etkili bir dua.<br />
İsterseniz tekrar okuyalım: &#8220;Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.&#8221;<br />
İnanarak ve sevabını Allah&#8217;tan umarak Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahlarının affolacağı müjdesi hadis-i şeriflerde yer almaktadır. El hak, Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam söylüyorsa doğrudur. İnanarak ve sevabını Allah&#8217;tan umarak Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahları affolacaktır.<br />
Öyleyse gelin, bu güzel duayı ramazanın şu son günlerinde dilimizden düşürmeyelim: &#8220;Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.&#8221;<br />
Oruç tutmak, Allah&#8217;ın varlığını hissetmektir...<br />
Hayatın içinde ve insanlarla sürekli haşir neşir bir şekilde olmak, yazarlıkla iştigal eden insanlara zengin bir malzeme sağlar.<br />
Nitekim son yıllarda seyirciyi ekran karşısına bağlayan iyi işler çıkaran sanatçı Yılmaz Erdoğan, ilk yazarlığa başladığı yıllarda hayatın içinden ilginç hikayeler yakaladığını ve bundan yararlandığını anlatır. Bu konudaki avantajını da şu şekilde dile getirir: "O zamanlar meşhur değildim. Çok rahattım hayatın içinde. Kafelere gider, etrafımda oturanlara, evli çiftlere, karşılıklı oturmuş hasbihal edenlere kulak kabartarak yazardım metinleri. 'Acaba ne diyorlar, ne konuşuyorlar?' Çünkü o diyaloğu uydurmak, ancak gerçeğini bilmekle mümkündür. Bazen uydurmak derin bir meseledir" der.<br />
Bu örneği şunun için aktardım.<br />
Ramazandan bir gün önceydi. Haber7 editörü Yaşar İliksiz Bey ile bir cafede oturup hasbihal ettikten sonra, İstanbul&#8217;un Anadolu yakasına geçmek üzere metrobüse binmiştim.<br />
Arkamda dikilen delikanlı telefonla konuşuyordu. Kız arkadaşı kendisine epey zamandır ulaşamamış olacak ki, delikanlı kendisini savunmaya çalışıyordu. &#8220;Kızım, anlamıyor musun, akşam ramazan başlıyor. İçmeden bir ay nasıl duracağım ben. Kaç gündür barlardayım. Ramazan için stok yapıyorum ki, bayrama kadar idare edebileyim&#8221; diyordu.<br />
Delikanlının sözleri zihnimde, her ramazan ayı geldiğinde bir noktanın altını ısrarla çizen Hekimoğlu İsmail Bey&#8217;in dediklerini hatırlattı.<br />
Hekimoğlu İsmail yıllarca, bu mübarek ayda meyhanelerin, kumarhanelerin, genelevlerin, içkili lokantaların çoğunun kapandığını ve çalışmadığını, sanatçıların bu ayda sahne almadıklarını dile getirdi. Bu insanların günahkar bile olsalar Müslüman olduklarını ifade etti. Bu meslek sahiplerinin Ramazan ayına gösterdikleri saygıdan hareketle, bu davranışlarının mükafatını ahirette alacaklarını ifade etti.<br />
Toplumun hangi kesiminden olursa olsun, ramazanda insanların oruç tutma davranışını sadece geleneksel alışkanlıklarla izah etmek asla yeterli kalmaz. Kim Ağustos sıcağında dili damağı kurumuşken, hemen dibinde de su bulunuyorken, sırf gelenekler böyle diye su içmekten imtina eder ki? İftar saati gelmediği için önlerindeki nefis yemeklere el uzatmayan ve sabırla bekleyen tüm insanlar, yüreklerinde Allah&#8217;ın varlığını derinden hissediyorlar.<br />
Oruç, insanların Allah ile olan irtibatlarını test açısından hakikaten ilginç bir ibadet. Bir ortamda yalnızsınız ve iftar saati gelmedi diye önünüzdeki yemeklere el uzatmıyorsunuz? Allah inancından başka insanı ne frenleyebilir ki?<br />
Bu tablo, Hadis-i Kutsi&#8217;de ifade edilen, &#8220;Oruç, benim rızam için tutulur, onun mükafatını ben vereceğim&#8221; beyanındaki hikmeti anlamımızı kolaylaştırmaktadır. Hakikaten oruç, Allah ile kul arasındaki çok özel bir iletişim biçimidir.<br />
&#8216;Ramazanda bir ay içmeyeceğim, onun için şimdiden stok yapıyorum&#8217; diyen delikanlının ramazan ayına mahsus gösterdiği bazı alışkanlıklarından vazgeçme fedakarlığı bence önemsenmelidir. Hayatında ramazan ayı öncesine göre hiçbir değişiklik olmayanlara göre daha önemli bir mesafedir bu...<br />
Eğer bu davranışlar Kadir gecesine denk gelişle taçlandırılabilirse ve bu geceye özel dua olan &#8220;Allah&#8217;ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle&#8221; şeklindeki niyaz ile rahmet kapısı çalınabilirse, rızaya uygun maksat hasıl olmuş olacaktır.<br />
Prof. Dr. Osman ÖZSOY Haber 7]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadir Gecesi...]]></title>
			<link>http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3910</link>
			<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 00:10:04 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sirfm.net/forum//showthread.php?tid=3910</guid>
			<description><![CDATA[En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.<br />
<br />
Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa "Leyletü'1-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:<br />
"Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."<br />
<br />
Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :<br />
"O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."<br />
<br />
Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.<br />
<br />
Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.<br />
<br />
Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.<br />
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.<br />
<br />
Hadislerde Kadir Gecesi<br />
<br />
- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi'ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız<br />
<br />
- İbn-i Abbâs (r.a)r17;dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb'ım! Siz leyle-i Kadr'i Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazanr17; dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır <br />
<br />
- Âişe (r.a)r17;dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan'ın son on günü girince, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa'y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı. <br />
<br />
- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh'den: Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir. <br />
<br />
Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?<br />
"Bin ay" seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.<br />
<br />
Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, "Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir" diyerek Kadir Suresini okudu ve, "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır" buyurdu.(1)<br />
<br />
Diğer bir rivayette Resulullahr17;a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)<br />
<br />
Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.<br />
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.<br />
<br />
Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?<br />
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur'anr17;ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra katr17;i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.<br />
<br />
Sure neden Kadir Gecesinde indi?<br />
Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.<br />
<br />
Neden "Kadir" Gecesi?<br />
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)<br />
<br />
"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.<br />
<br />
Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır" buyurularak buna işaret edilir. (4)<br />
<br />
Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)<br />
<br />
Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.<br />
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.<br />
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.<br />
<br />
"Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir." (6) <br />
<br />
Bu gecede nasıl dua edelim?<br />
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:<br />
"Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?r17;<br />
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam "Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî (Allahr17;ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin' buyurdu"<br />
<br />
Kaynaklar<br />
1) Hak Dini Kur an Dili. 6:4592<br />
2) Muvatta. İtikâf:6<br />
3) Duhan Suresi, 3.<br />
4) Hak Dîni Kur'ân Dili, 9:5970.<br />
5) Müsned, 2:27.<br />
6) Buhari, Siyam: 71, İbni Mâce, Dua]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.<br />
<br />
Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa "Leyletü'1-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:<br />
"Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."<br />
<br />
Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :<br />
"O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."<br />
<br />
Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.<br />
<br />
Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.<br />
<br />
Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.<br />
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.<br />
<br />
Hadislerde Kadir Gecesi<br />
<br />
- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi'ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız<br />
<br />
- İbn-i Abbâs (r.a)r17;dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb'ım! Siz leyle-i Kadr'i Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazanr17; dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır <br />
<br />
- Âişe (r.a)r17;dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan'ın son on günü girince, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa'y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı. <br />
<br />
- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh'den: Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir. <br />
<br />
Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?<br />
"Bin ay" seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.<br />
<br />
Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, "Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir" diyerek Kadir Suresini okudu ve, "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır" buyurdu.(1)<br />
<br />
Diğer bir rivayette Resulullahr17;a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)<br />
<br />
Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.<br />
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.<br />
<br />
Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?<br />
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur'anr17;ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra katr17;i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.<br />
<br />
Sure neden Kadir Gecesinde indi?<br />
Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.<br />
<br />
Neden "Kadir" Gecesi?<br />
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)<br />
<br />
"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.<br />
<br />
Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır" buyurularak buna işaret edilir. (4)<br />
<br />
Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)<br />
<br />
Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.<br />
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.<br />
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.<br />
<br />
"Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir." (6) <br />
<br />
Bu gecede nasıl dua edelim?<br />
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:<br />
"Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?r17;<br />
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam "Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî (Allahr17;ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin' buyurdu"<br />
<br />
Kaynaklar<br />
1) Hak Dini Kur an Dili. 6:4592<br />
2) Muvatta. İtikâf:6<br />
3) Duhan Suresi, 3.<br />
4) Hak Dîni Kur'ân Dili, 9:5970.<br />
5) Müsned, 2:27.<br />
6) Buhari, Siyam: 71, İbni Mâce, Dua]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
